
Yağmur ÖNGÜN/İZMİR, (DHA)- KAHRAMANMARAŞ merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından Diyarbakır'dan İzmir'e göç eden Güleli ailesinin kızı Zeynep Güleli, (13) yakalandığı kemik kanserini 1,5 yıllık tedavinin ardından yendi. Okuluna yeniden dönen Zeynep, yazdığı mektupla tedavi sürecinde kendisine destek olanlara teşekkür edip, kanserle mücadele eden arkadaşlarına umut oldu.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Cuma (49)-Kibar Güleli (36) çifti ikinci çocukları Zeynep Güleli'ye, kemik kanseri tanısı kondu. 2025 yılı Temmuz ayında depremzede aile hem Diyarbakır'daki evlerinin yıkılması hem de kızlarının tedavisi nedeniyle İzmir'e göç etti. İzmir'de 1,5 yıl süren tedavi sürecinin ardından hastalığı yenen Zeynep Güleli, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında Ayrancılar İmam Hatip Ortaokulu'nda 6'ncı sınıfa yeniden eğitimine başladı.
'HİÇ PES ETMEDİM'
Sol ayağında ilk ağrıları başladığında oyun oynarken incittiğimi zannettiğini belirten Zeynep Güleli, "Ancak haftalarca ağrım devam edince hastaneye gittik. İlk önce ne olduğunu anlamadım ve kolayca atlatabileceğim bir şey zannettim. Ağrılarım ve hastalığım nedeni ile okula gidemedim. Hiç oyun oynayamadım. Arkadaşlarımı çok özlemiştim. Ama yine de hiç pes etmedim. Ailem destek oldu ve kanseri yendim" dedi.
'ZOR BİR SÜREÇTİ AMA BAŞARDIM'
Okula tekrar başladığım için çok mutlu olduğunu belirten Güleli, "Bunun için kendime, hastalıkla mücadele eden arkadaşlarıma ve bana destek olanlara teşekkür mektubu yazdım. Mektubumda benim başardığımı ve sıranın diğer arkadaşlarımda olduğunu söyledim. Arkadaşlarım da okuyup, mücadele etsinler istedim. Çok zor bir süreçti ama başardım. Bu hastalıkla mücadele eden arkadaşlarım da başaracak buna eminim. Onlar da iyileşeceğini inansınlar ve yemek yesinler. Çünkü ben yemek yemiyordum" diye konuştu. Güleli, ileri de doktor olup, kendisi gibi hasta olan çocukları da iyileştirmek istediğini söyledi.
'BİZ KAZANDIK, SIRA SİZDE'
Baba Cuma Güleli ise "Doktorun, kızıma kanser tanısı konulduğunu söylediğinde, duygularımı size anlatamam. En başında hastalığın adı dahi çok ürkütücüydü. Diyarbakır'dan İzmir'e kızımı kucağımda tek başıma getirdim. Diyarbakır'da eşim, çocuklarım, annemi bıraktım. Daha sonra LÖSEV ile iletişim kurduk. Bize her konuda çok yardımcı oldular. Diyarbakır'da işim, evim varken burada hiçbir şeyimiz olmadan yeniden başladık. LÖSEV'e maddi olarak yardım edemiyorum ama her etkinliğinde görev alarak gereğini yerine getiriyorum. Emeğim ile destek olmaya çalışıyorum. Ailelere mücadeleyi hiç bırakmamalarını öneriyorum. Bizim sloganımız da zaten 'Biz kazandık sıra sizde'" dedi. (DHA)