
Mikail KARAMAN-Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ANKARA, (DHA)- ANKARA'da huzurevi ve yaşlı bakım merkezinde kalan Parkinson hastası emekli öğretmen Bedriye Ayla Dostoğlu (84), doktorunun tavsiyesiyle yaşam öyküsünü kaleme alarak, öğrencilerinin kendisine taktığı lakabı taşıyan ‘Sıfır Buçuk Ayla’ adlı kitabını yayımladı.
Bedriye Ayla Dostoğlu, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü'nü bitirdikten sonra 1969 yılında hayalini kurduğu öğretmenlik mesleğine adım attı. 1985 yılında emekli olan Dostoğlu, çeşitli dershanelerde yaklaşık 10 yıl daha öğretmenlik yaptı. Bedriye Ayla Dostoğlu, 2024 yılında eşi Mutlu Dostoğlu ile birlikte huzurevi ve yaşlı bakım merkezine yerleşti. Eşinin hayatını kaybetmesinin ardından depresyon sürecine giren Dostoğlu, sosyal yaşamdan uzaklaştı. Parkinson teşhisi de konulan Bedriye Ayla Dostoğlu, doktorunun tavsiyesi üzerine yaşam öyküsünü kaleme almaya başladı. Dostoğlu, yaklaşık 1,5 yıl süren çalışmanın ardından öğrencilerinin kendisine taktığı lakabı taşıyan 'Sıfır Buçuk Ayla' adlı kitabını yayımladı.
'DOKTORUMUN ÖNERİSİYLE KİTABIMI YAZDIM'
Bedriye Ayla Dostoğlu, 1,5 yıl önce eşinin ölümüyle birlikte sağlık problemleri yaşamaya başladığını belirterek, "Burada kalırken eşimin hastalığı yüzünden çok kötü günler geçirdim. 8 ay gibi bir süre elbise giymeden gecelikle dolaştım. Ne zaman ki doktorum Mehmet Bey benimle ilgilenmeye başladı, yavaş yavaş düzelmeye başladım. Eşim öldükten sonra çok kötü günler geçirdim. Ölümün verdiği yalnızlık beni bayağı sarstı ve Parkinson teşhisi aldım. Ama hayat devam ediyordu ve mecburdum kendimi toparlamaya. O günleri yavaş yavaş atlatırken, doktorumdan 'Bilgisayarımı getirebilir miyim' diye izin istedim. Mehmet Bey de 'Getir kitap yaz, hayatını anlat' diye tavsiyede bulundu. Ruhsal bunalımımdan kurtulmak için kitap yazmanın şart olduğunu anladım. Mehmet Bey'in o ısrarıyla 1,5 sene sürdü kitabın yazılması. Yazdık ve basıldı. Çok mutluyum" dedi.
'DEPRESYONUMA, YAZMAK İYİ GELDİ'
Kitap yazma sürecinde yaşadığı bunalımın azaldığını söyleyen Dostoğlu, "Kitabı yazarken eski kötü düşüncelerimi de iyi olanları da yazdım. Bir şey üretmenin insana kattığı artıları hissettim. Kitapta doğduğum yıldan günümüze kadar; aileme, öğrencilik yıllarıma ve öğretmenlik hayatıma dair anılarımı yazdım ve hiçbir şeyi gizlemeden hayatımı anlattım. Eşimle anlaşamadığım taraf çoktu ve onları bile yazdım. Kitabı ilk elime aldığımda sevinçten uçtum ve o his çok hoşuma gitti. Her şey çok güzeldi ve iyi ki de yazmışım. Herkes 'Akıcı bir üslupla yazmışsınız' dedi. Matematik öğretmeninden ne kadar edebiyatçı olur bilmem ama beğendiler. Depresyonuma ve yaşadığım strese karşı yazmak iyi geldi. Hayatı güzel gördüğüm günlere, 85 yılından önceki günlere döndüm. Öğrencilerle çok mutluydum. Şimdi de aynı mutluluğunu yaşıyorum. Ayrıca bu süreçte, arkadaşlarımın ve öğrencilerimin buraya gelip beni ziyaret etmesi hayata bağlanmamı sağladı. Ve şimdi ben eski 'Sıfır Buçuk Ayla' oldum. Depresyona giren, kendini yalnız hisseden kişiler arkadaşları ile bağlarını koparmasınlar. Hatta benim gibi içlerini kağıda döksünler. Kitap yazma sürecimin ardından el titremelerimde azalma oldu ve sosyal yaşama daha fazla katılmaya başladım. Artık arkadaşlarımla her gün sohbet ediyorum ve onlarla zaman geçiriyorum. Eskisine göre çok daha mutlu hissediyorum" diye konuştu.
DOĞAN: AYLA HOCADA ÇOK POZİTİF GELİŞMELERE TANIKLIK ETTİK
Ayla Dostoğlu'nun yazdığı kitabın editörlüğünü yapan doktoru Mehmet Engin Doğan ise "Kendisi Gülhan Doğan Huzurevi Yaşlı Bakım Merkezi'ne geldiğinde depresif bir noktadaydı. Sağlığı ile ilgili de hipertansiyon, Parkinson hastalığı ve eşinin bakımını tek başına yürüttüğünden dolayı oluşan bir depresyon, anksiyetik durumu söz konusuydu. Eşinin vefatı nedeniyle Ayla Hocanın anksiyetik durumunda artış oldu. Bir gün sohbetimizde yaşantısını kaleme almasının güzel olabileceğini, hem kendisi için bir eser olarak bırakabileceğini artı yeni yetişen öğretmen adaylarımıza veya öğretmenlerimize güzel bir örnek olabileceğini söyledim. Bu teklifimi hoca çok büyük bir heyecanla karşıladı. Ve o akşamdan itibaren biyografisini yazmaya başladı. Her gün yazdığı notları bana veriyordu. Ben de onları düzeltip sonra tekrar kendisiyle istişare ediyorduk. Sonunda ana hatlarıyla kitabın çerçevesi belli oldu. Ayla Hocamız bu çalışmayla beraber neredeyse bütün sağlık sorunlarını aşmaya başladı. Özellikle Parkinson, Alzheimer gibi hastalıklarda veya bazı psikolojik hastalıklarda üretkenlik, çalışma, bir hedef belirleme hastalarda çok olumlu sonuçlar oluşturuyor. Bunu biz sahadaki çalışmalarımızda sık sık görüyorduk. Nörolojik olaylarda sorunların bir kısmı organik olmakla beraber bir kısmı da bunu tetikleyen psikolojik etkenler söz konusu. Ruhsal sağlığın yerinde olması, sağlam olması nörolojik hastalıklarda çok büyük olumlu gelişmelere yol açıyor. Hocamızda hakikaten çok pozitif gelişmelere tanıklık ettik. Ondan dolayı da çok mutluyuz" ifadelerini kullandı. (DHA)