
Olgay GÜLER-Umut IŞIK/EDİRNE, (DHA)-EDİRNE'de son yağışlar ve Bulgaristan'ın barajlardan su salımı yapması sonucu taşan Tunca Nehri kıyısında çatlaklar ve göçükler oluştu. Trakya Üniversitesi (TÜ) Eğitim Fakültesi'nden Doç. Dr. Musa Uludağ, "Tunca Nehri'ndeki bu meydana gelen kaymaların ana nedeni; Meriç Nehri yatağındaki yapay olarak oluşturulan su seviyesinin yükselmesi ve durgun su ortamının Tunca Nehri'nin yatağında bu tür olayların oluşmasına neden olduğunu görüyoruz" dedi.
Yüksek sıcaklık ve yağışsız hava nedeniyle son 2 yıldır kuraklık yaşanan Edirne'de, içme suyu ve tarımsal sulamada kullanılan su kaynakları, kuruma noktasına geldi. Ekim ayından bu yana bölgeye ortalama metrekareye 450 kilogram yağış düştü. Bölgede tarımsal sulamada kullanılan Meriç ve Tunca nehirleri, son yağışlar ve Bulgaristan'ın barajlardan su salımı yapması sonucu taşarken, yağışlar ile bölgedeki barajlarda da doluluk oranı arttı. Kentin içme suyunun karşılandığı Süloğlu Barajı'nda tam kapasite doluluk oranına ulaşıldı.
'BU TÜR YAMAÇ GERİLEMELERİ HER ZAMAN OLABİLİR'
En çok yağışı metrekareye 145 kilogramla şubat ayında alan kentte, önemli su kaynaklarından Tunca Nehri kıyısında diğer yandan yağış ve taşkının ardından çatlak ve göçükler oluştu. Bazı ağaçlar, köklerinden ayrılarak nehre devrildi. Yaşanan çatlak ve göçükleri değerlendiren TÜ Eğitim Fakültesi Jeomorfoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Musa Uludağ, akarsular üzerinde bu tür yamaç gerilemelerinin her zaman olabildiğini söyledi.
'BU DOĞAL BİR SÜREÇTİR'
Doç. Dr. Uludağ, "Bunun sonucu olarak da akarsu bir denge profiline ulaşmaya çalışır ama bu tür yamaç hareketleri daha çok akarsuyun yukarı havzasında ve eğim değerlerinin yüksek olduğu, derine aşındırmanın ve yana aşındırmanın fazla olduğu alanlarda meydana gelir. Bu da akarsuyun kendi düzenini, yatak dengesini sağlamak amacıyla yapmış olduğu binlerce yıl içerisindeki süreçlerin bir sonucudur. Hatta bu heyelanlarla kütle hareketleri sonucunda birçok akarsular üzerinde heyelan gölleri oluşur. Set gölleri oluşur. Bu doğal bir süreçtir. Ancak Tunca ve Meriç Nehri'nin Edirne'den geçen kısmıysa akarsuyun aşağı havzasına karşılık gelir ve taşkın sahası ve taşkın ovası içerisinde oluşur. Taşkın sahaların şöyle bir özelliği var; alüvyal malzemelerle dolu olduğu için taşkın sahası içerisinde birden fazla akan akarsularda su seviyesi birbirini kontrol eder. Meriç Nehri'nin bu bölgedeki su kotu ile Tunca Nehri'nin su kutu aşağı yukarı aynıdır" dedi.
'KANAL VE SET ÇALIŞMALARI SEVİYEYİ YÜKSELTTİ'
Söz konusu olayda, akarsular üzerinde oluşan yapılaşmaların da etkili olduğuna vurgu yapan Doç. Dr. Uludağ, "Fakat bu bölgede özellikle Edirne kısmında Türkiye sınırlarına girdikten sonra bu akarsular üzerinde büyük yapılan işlemler var. Kanal çalışmaları var, set çalışmaları var. Ama son yıllarda bunlardan bir tanesi de Meriç Nehri üzerinde elektrik enerjisi üretmek amacıyla kurulan 'Arşimet Burgusu' diye tabir ettiğimiz bir yapının oluşturulması. Bu yapıya bağlı olarak Meriç Nehri'nin su seviyesi yaklaşık bir metrenin üzerinde yükselmeye ve bir göl ortamına dönüşme özelliği kazandı. Tabii burada Meriç Nehri'nin seviyesi, Tunca Nehri'ne göre daha yükseldiği için Tuncay'la Meriç Nehri arasında taban suyu dengesini sağlamak için su hareketi meydana gelir. Tunca Nehri'nin seviyesi daha düşük olduğu için buradaki dik kıyılarda Meriç'ten Tunca'ya doğru akan suyun bir kayma yüzeyi oluşturması, bir gevşeklik oluşturmasına bağlı olarak buradaki yamaçlar gerilemek durumundadır. Buna da biz kütle hareketleri veya heyelan diyoruz. Diğer bir adıysa akarsuda yamaç gerilemesi diyoruz" diye konuştu.
'BU TÜR OLAYLARI GENELLİKLE ÇOK KÜÇÜK BOYUTLU GÖRÜRÜZ'
Doç. Dr. Uludağ, "Bu bir taşkın ovasında, eğim değerinin çok düşük olduğu ve akış hızının çok yavaş olduğu bir bölgede, bu tür olayları genellikle çok küçük boyutlu görürüz veya hiç görmeyiz. Fakat unutmamamız gereken bir şey var; akarsu üzerinden yapılan herhangi bir mühendislik çalışması bizim hesap etmediğimiz başka bir bölgede farklı sonuçlar doğurabilir. Tunca Nehri'ndeki bu meydana gelen kaymaların ana nedeni; Meriç Nehri yatağındaki yapay olarak oluşturulan su seviyesinin yükselmesi ve durgun su ortamının Tunca Nehri'nin yatağında bu tür olayların oluşmasına neden olduğunu görüyoruz" dedi.(DHA)
FOTOĞRAFLI