Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Yükseköğretimde köklü bir dönüşüm gerçekleştirdik
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Yükseköğretimde köklü bir dönüşüm gerçekleştirdik
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Yükseköğretimde köklü bir dönüşüm gerçekleştirdik
Haber Giriş Tarihi: 13.02.2026 13:45
Haber Güncellenme Tarihi: 13.02.2026 13:45
Kaynak:
DHA
Soner AYDIN/MERSİN, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yükseköğretimde köklü bir dönüşüm gerçekleştirdik. Bugün 129’u devlet, 79’u vakıf olmak üzere 208 üniversiteyle 6,7 milyonu aşkın öğrencimize ülkemizin her bir ilinde eğitim imkanı sunuyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir dizi programa katılmak üzere Mersin'e geldi. Yılmaz, ilk olarak Mersin Üniversitesi'nde açılış ve temel atma törenine katıldı. Törende Yılmaz'ın yanı sıra Mersin Valisi Atilla Toros, milletvekilleri, Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar, ilçe belediye başkanları, akademisyenler ve öğrenciler yer aldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, açılışı gerçekleştirilen ve inşa süreci başlatılan projelerin her birinin üniversitelerin akademik kapasitesini ve araştırma altyapısını daha ileri bir seviyeye taşıyacak güçlü adımlar niteliğinde olduğunu söyledi.
Bu yatırımların bilimsel üretimden sağlık hizmetlerine, enerji verimliliğinden nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine kadar geniş bir alanda Mersin Üniversitesi’nin bölgesel ve ulusal ölçekteki konumunu daha da sağlamlaştıracağını kaydeden Yılmaz, “Son 23 yılda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yükseköğretimde köklü bir dönüşüm gerçekleştirdik. Bugün 129’u devlet, 79’u vakıf olmak üzere 208 üniversiteyle, 7 milyonu aşkın öğrencimize ülkemizin her bir ilinde eğitim imkanı sunuyoruz. Diğer taraftan, öğrencilerimizin eğitim hayatlarını ekonomik kaygıdan uzak sürdürebilmeleri için burs ve kredi sistemini genişlettik. Tüm bu adımları fırsat eşitliği sağlama zihniyeti ile ve insan odaklı, kapsayıcı bir kalkınma anlayışı ile attık. Barınma, beslenme ve sosyal destek imkanlarını genişleterek öğrencilerimizin eğitim hayatını güvence altına aldık, gençlerimizin akademik başarısını sağlam bir sosyal destek sistemiyle birlikte güçlendirdik. Bugün 1 milyonu aşkın yurt kapasitemiz var. Dünyada böyle bir ülke çok az bulursunuz. Sadece Mersin'de 18 bin yurt kapasitemiz var, yakında 20 bine çıkacak. Dolayısıyla öğrencilerimizi uygun ortamlarda, yurtlarda barınmalarını sağlıyoruz. Burslar, krediler sağlıyoruz. Eğitimin ilk aşamalarından, son aşamalarına kadar her türlü desteği sunuyoruz. Dünyada yükseköğrenimin bilabedel olduğu ender ülkelerden birisiyiz. Bunun kıymetini gerçekten bilmek lazım” dedi.
‘CUMHURİYET'İN ÖZÜ FIRSAT EŞİTLİĞİDİR’
Çalışmaların insan odaklı kalkınma zihniyeti açısından hayata geçirildiğini kaydeden Yılmaz, “Herkesi işin içine katan ve insanı merkeze olan, nitelikli insanla hedeflere ulaşılabileceğine inanan bir anlayış. Yıllarca kalkınma bakanlığı yaptım. Kalkınma da bir sonuç göstergeleri vardır, bir de sebepler vardır. Milli gelir, kişi başına gelir, ihracat bunlar hep güzel rakamlar ama hepsi sonuç göstergesi. Esas sebeplere inecek olursanız bir ülkenin kalkınmışlığını ne gösterir diye soracak olursanız ben, kendisi için ortak hedefler koyabilen, bu hedeflerin etrafında da birleşebilen, ortak hareket edebilen toplumdan, iyi organize olmayı başarabilen toplumlar kalkınmış, gelişmiş toplumlardır. Bunu yapamayan toplumlar ise yeterince gelişmemiş toplumlardır. Bu tanım özünde insanı ima ediyor. Nitelikli, donanımlı, doğru bir zihniyete sahip, iletişim kurabilen, birlikte çalışabilen bir insan topluluğunu ima ediyor. Dolayısıyla eğitime yaptığımız bu yatırımlar, aynı zamanda Türkiye Yüzyılı’na, kalkınmaya yaptığımız en kıymetli yatırımlardır. Diğer yandan bu yatırımlar aynı zamanda fırsat eşitliği kavramıyla çok yakından ilgili. Fırsat eşitliği çok önemli. Ülkemizin hangi ilinde, ilçesinde, beldesinde doğmuş olursanız olun, hangi sosyoekonomik arka plandan geliyorsa gelsin, ailesinin konumu ne olursa olsun devlet olarak, hükümet olarak bizim görevimiz bu çocuğumuza fırsat eşitliği sunmaktır. Fırsatı değerlendirip, değerlendirmemek o bireye kalmış bir şey. Cumhuriyet, ideolojik tartışmalar yapılıyor bazen. Bana göre, Cumhuriyet'in özü fırsat eşitliğidir. Doğan her çocuğumuzun her türlü makama, mevkiye, konuma ulaşabileceği bir ortam, bir fırsat eşitliği düzeni oluşturmak Cumhuriyet'in özüdür. Ben eğer bu noktaysam, bu sayede buradayım. Dolayısıyla Cumhuriyet'imizin kıymetini, bu ortak değerimizin kıymetini hepimizin çok iyi bilmesi gerekir" ifadesini kullandı.
‘EĞİTİM, ARAŞTIRMA VE KALKINMA FONKSİYONU ÖNE ÇIKIYOR’
Üniversitelerde 3 fonksiyonun ön plana çıktığını belirten Yılmaz, "Birincisi eğitim fonksiyonu. İnsanlığın bugüne kadar ortaya koyduğu bilgileri gelecek nesillere en yetkili şekilde aktarmak. Esas itibariyle bilgi aktarmak. Bu önemli mi elbette önemli. Yeter mi, yetmez. Eğitim fonksiyonunun yanı sıra ikinci büyük fonksiyonu üniversitemizin araştırma fonksiyonu. O güne kadar gelen bilginin üzerine yeni bir bilgi ilave etmektir. Bunu yapabiliyorsa bir üniversite araştırma fonksiyonunu yerine getiriyor demektir. Yeter mi, bu da yetmez. Üçüncü fonksiyon kalkınma fonksiyonu. Buda bilgiyi kullanma meselesi. Bilgiyi aktarmak güzel, bilginin üzerine yeni bilgi koymakta güzel ama bilgiyi kullanma dediğimiz bir şey var. Mersin Üniversitesi, Çukurova Bölgesi’nde. Eğer bu bölgeye, bu şehre kayıtsız kalırsa bu üniversite kalkınma fonksiyonunu icra edebilir mi? Edemez. Bu bölgenin sosyal, ekonomik sorunlarına kayıtsız kalırsa üniversite bu fonksiyonu icra edemez. Ülkenin kalkınma meselesine kayıtsız kalırsa yine bu fonksiyonu yerine getiremez. Dolayısıyla bu bilgiyi kullanma dediğimiz kalkınma fonksiyonu sorun çözme, insanların hayatlarını iyileştirme, refahını arttırma çok önemli. Bunun da özünde üniversitenin açık bir sistem olması yatıyor. Üniversite şehirle arasına fiziki duvar örer, örmez ona bir şey demiyorum ama zihinsel duvarlar örmemelidir. Üniversite açık bir sistem olmalıdır. Bu üçüncü fonksiyonu yerine getirmesinin en temel şartı budur. Zihni de açık olmalı kapıları da açık olmalıdır. Mersin Üniversitesi eminim bu anlayış içinde çalışıyordur. Tebrik ediyor, başarılar diliyoruz" diye konuştu.
‘İSTİHDAM AÇISINDAN GENÇLERE YARDIMCI OLMAYA ÇALIŞIYORUZ’
Gençlerin mutlaka geleceğe donanımlı şekilde yetiştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Yılmaz şunları söyledi:
"Biz de çeşitli projelerle, özellikle istihdam açısından gençlere yardımcı olmaya çalışıyoruz. İŞKUR bu dönem çok önemli projeler yapıyor. Üniversiteli gençlerimize bir takım kısmi zamanlı çalışma imkanı sunuyoruz. Hem bir iş tecrübesi ediniyorlar hem de belli bir gelir elde etmiş oluyorlar. Cumhurbaşkanımız Gençliğin Üretim Çağı-GÜÇ Program ilan etti. Önümüzdeki 3 yıl 450 milyon Türk Lirası kaynağı bu alana aktarıyoruz. 3 milyondan fazla gencimizin hayatına dokunacak bir proje. Çeşitli boyutlarıyla bu programı hayata geçireceğiz ve gençlerimize destek olmaya devam edeceğiz. Çünkü şuna inanıyoruz Türkiye hedeflerine gençleriyle ulaşacak. Nitelikli, donanımlı, ülkesini, milletini, bayrağını seven bütün farklılıklarıyla ülkesinin renklerini kucaklayan, bir taraftan da evrensel olarak dünyaya bakabilen, dünyanın meselelerine bakabilen bir gençlikle yürüyecek. Dolayısıyla gençlerimize çok büyük önem ve değer veriyoruz. Önümüzdeki süreçte bu programlarımızı da güçlü bir şekilde hayata geçireceğiz" diye belirtti.
‘SAVUNMA SANAYİNDE ÇOK ERKEN YOLA ÇIKTIK VE AVANTAJLARINI YAŞIYORUZ’
Savunma sanayinde inanılmaz bir devrim başardıklarını ifade eden Yılmaz şöyle devam etti:
“Allah razı olsun Cumhurbaşkanımız güçlü bir irade ortaya koydu, bu iradeyi iyi ki erken bir dönemde koydu. Bugün dünyada birçok ülke bakın savunma sanayinde bir şeyler yapmaya çalışıyor, yeni uyandılar. Biz çok erken yola çıktık ve bunun avantajlarını da yaşıyoruz. İyi ki erken yola çıkmışız. Aynı şeyi neden sağlık enstitüsünde yapmayalım. Yerli ve milli sağlık enstitüleri geliştirmek bugün en önemli hedeflerimiz arasında. Kamu alımlarının yüksek olduğu bir alan. Dolayısıyla sıradan bir sektör değil. Benzer bir yaklaşımı mutlaka sağlık alanında da daha ileriye taşımak zorundayız. İlaçta, tıbbi cihazlarda mutlaka yerli ve milli üretimi arttırmak zorundayız. Bu yatırımların tamamı, Mersin Üniversitesi’nin kurumsal gücünü artıran, şehrin ekonomik ve sosyal yapısıyla daha güçlü bağ kuran ve Türkiye Yüzyılı vizyonunun nitelikli insan kaynağını yetiştiren adımlardır. Attığımız bu adımlar, Mersin Üniversitesi’nin eğitim, araştırma ve uygulama gücünü daha da yükseltecek; şehrimizin bilim ve sağlık alanındaki konumunu güçlendirecektir. Bu istikamette çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”
Konuşmaların ardından, İlahiyat ve Eczacılık Fakültesi’nin yeni binasının temeli atılırken, Diş Hastanesi, Denizcilik Fakültesi ve Güneş Enerjisi Santrallerinin ise açılışı yapıldı. (DHA)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Yükseköğretimde köklü bir dönüşüm gerçekleştirdik
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Yükseköğretimde köklü bir dönüşüm gerçekleştirdik
Soner AYDIN/MERSİN, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yükseköğretimde köklü bir dönüşüm gerçekleştirdik. Bugün 129’u devlet, 79’u vakıf olmak üzere 208 üniversiteyle 6,7 milyonu aşkın öğrencimize ülkemizin her bir ilinde eğitim imkanı sunuyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir dizi programa katılmak üzere Mersin'e geldi. Yılmaz, ilk olarak Mersin Üniversitesi'nde açılış ve temel atma törenine katıldı. Törende Yılmaz'ın yanı sıra Mersin Valisi Atilla Toros, milletvekilleri, Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar, ilçe belediye başkanları, akademisyenler ve öğrenciler yer aldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, açılışı gerçekleştirilen ve inşa süreci başlatılan projelerin her birinin üniversitelerin akademik kapasitesini ve araştırma altyapısını daha ileri bir seviyeye taşıyacak güçlü adımlar niteliğinde olduğunu söyledi.
Bu yatırımların bilimsel üretimden sağlık hizmetlerine, enerji verimliliğinden nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesine kadar geniş bir alanda Mersin Üniversitesi’nin bölgesel ve ulusal ölçekteki konumunu daha da sağlamlaştıracağını kaydeden Yılmaz, “Son 23 yılda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yükseköğretimde köklü bir dönüşüm gerçekleştirdik. Bugün 129’u devlet, 79’u vakıf olmak üzere 208 üniversiteyle, 7 milyonu aşkın öğrencimize ülkemizin her bir ilinde eğitim imkanı sunuyoruz. Diğer taraftan, öğrencilerimizin eğitim hayatlarını ekonomik kaygıdan uzak sürdürebilmeleri için burs ve kredi sistemini genişlettik. Tüm bu adımları fırsat eşitliği sağlama zihniyeti ile ve insan odaklı, kapsayıcı bir kalkınma anlayışı ile attık. Barınma, beslenme ve sosyal destek imkanlarını genişleterek öğrencilerimizin eğitim hayatını güvence altına aldık, gençlerimizin akademik başarısını sağlam bir sosyal destek sistemiyle birlikte güçlendirdik. Bugün 1 milyonu aşkın yurt kapasitemiz var. Dünyada böyle bir ülke çok az bulursunuz. Sadece Mersin'de 18 bin yurt kapasitemiz var, yakında 20 bine çıkacak. Dolayısıyla öğrencilerimizi uygun ortamlarda, yurtlarda barınmalarını sağlıyoruz. Burslar, krediler sağlıyoruz. Eğitimin ilk aşamalarından, son aşamalarına kadar her türlü desteği sunuyoruz. Dünyada yükseköğrenimin bilabedel olduğu ender ülkelerden birisiyiz. Bunun kıymetini gerçekten bilmek lazım” dedi.
‘CUMHURİYET'İN ÖZÜ FIRSAT EŞİTLİĞİDİR’
Çalışmaların insan odaklı kalkınma zihniyeti açısından hayata geçirildiğini kaydeden Yılmaz, “Herkesi işin içine katan ve insanı merkeze olan, nitelikli insanla hedeflere ulaşılabileceğine inanan bir anlayış. Yıllarca kalkınma bakanlığı yaptım. Kalkınma da bir sonuç göstergeleri vardır, bir de sebepler vardır. Milli gelir, kişi başına gelir, ihracat bunlar hep güzel rakamlar ama hepsi sonuç göstergesi. Esas sebeplere inecek olursanız bir ülkenin kalkınmışlığını ne gösterir diye soracak olursanız ben, kendisi için ortak hedefler koyabilen, bu hedeflerin etrafında da birleşebilen, ortak hareket edebilen toplumdan, iyi organize olmayı başarabilen toplumlar kalkınmış, gelişmiş toplumlardır. Bunu yapamayan toplumlar ise yeterince gelişmemiş toplumlardır. Bu tanım özünde insanı ima ediyor. Nitelikli, donanımlı, doğru bir zihniyete sahip, iletişim kurabilen, birlikte çalışabilen bir insan topluluğunu ima ediyor. Dolayısıyla eğitime yaptığımız bu yatırımlar, aynı zamanda Türkiye Yüzyılı’na, kalkınmaya yaptığımız en kıymetli yatırımlardır. Diğer yandan bu yatırımlar aynı zamanda fırsat eşitliği kavramıyla çok yakından ilgili. Fırsat eşitliği çok önemli. Ülkemizin hangi ilinde, ilçesinde, beldesinde doğmuş olursanız olun, hangi sosyoekonomik arka plandan geliyorsa gelsin, ailesinin konumu ne olursa olsun devlet olarak, hükümet olarak bizim görevimiz bu çocuğumuza fırsat eşitliği sunmaktır. Fırsatı değerlendirip, değerlendirmemek o bireye kalmış bir şey. Cumhuriyet, ideolojik tartışmalar yapılıyor bazen. Bana göre, Cumhuriyet'in özü fırsat eşitliğidir. Doğan her çocuğumuzun her türlü makama, mevkiye, konuma ulaşabileceği bir ortam, bir fırsat eşitliği düzeni oluşturmak Cumhuriyet'in özüdür. Ben eğer bu noktaysam, bu sayede buradayım. Dolayısıyla Cumhuriyet'imizin kıymetini, bu ortak değerimizin kıymetini hepimizin çok iyi bilmesi gerekir" ifadesini kullandı.
‘EĞİTİM, ARAŞTIRMA VE KALKINMA FONKSİYONU ÖNE ÇIKIYOR’
Üniversitelerde 3 fonksiyonun ön plana çıktığını belirten Yılmaz, "Birincisi eğitim fonksiyonu. İnsanlığın bugüne kadar ortaya koyduğu bilgileri gelecek nesillere en yetkili şekilde aktarmak. Esas itibariyle bilgi aktarmak. Bu önemli mi elbette önemli. Yeter mi, yetmez. Eğitim fonksiyonunun yanı sıra ikinci büyük fonksiyonu üniversitemizin araştırma fonksiyonu. O güne kadar gelen bilginin üzerine yeni bir bilgi ilave etmektir. Bunu yapabiliyorsa bir üniversite araştırma fonksiyonunu yerine getiriyor demektir. Yeter mi, bu da yetmez. Üçüncü fonksiyon kalkınma fonksiyonu. Buda bilgiyi kullanma meselesi. Bilgiyi aktarmak güzel, bilginin üzerine yeni bilgi koymakta güzel ama bilgiyi kullanma dediğimiz bir şey var. Mersin Üniversitesi, Çukurova Bölgesi’nde. Eğer bu bölgeye, bu şehre kayıtsız kalırsa bu üniversite kalkınma fonksiyonunu icra edebilir mi? Edemez. Bu bölgenin sosyal, ekonomik sorunlarına kayıtsız kalırsa üniversite bu fonksiyonu icra edemez. Ülkenin kalkınma meselesine kayıtsız kalırsa yine bu fonksiyonu yerine getiremez. Dolayısıyla bu bilgiyi kullanma dediğimiz kalkınma fonksiyonu sorun çözme, insanların hayatlarını iyileştirme, refahını arttırma çok önemli. Bunun da özünde üniversitenin açık bir sistem olması yatıyor. Üniversite şehirle arasına fiziki duvar örer, örmez ona bir şey demiyorum ama zihinsel duvarlar örmemelidir. Üniversite açık bir sistem olmalıdır. Bu üçüncü fonksiyonu yerine getirmesinin en temel şartı budur. Zihni de açık olmalı kapıları da açık olmalıdır. Mersin Üniversitesi eminim bu anlayış içinde çalışıyordur. Tebrik ediyor, başarılar diliyoruz" diye konuştu.
‘İSTİHDAM AÇISINDAN GENÇLERE YARDIMCI OLMAYA ÇALIŞIYORUZ’
Gençlerin mutlaka geleceğe donanımlı şekilde yetiştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Yılmaz şunları söyledi:
"Biz de çeşitli projelerle, özellikle istihdam açısından gençlere yardımcı olmaya çalışıyoruz. İŞKUR bu dönem çok önemli projeler yapıyor. Üniversiteli gençlerimize bir takım kısmi zamanlı çalışma imkanı sunuyoruz. Hem bir iş tecrübesi ediniyorlar hem de belli bir gelir elde etmiş oluyorlar. Cumhurbaşkanımız Gençliğin Üretim Çağı-GÜÇ Program ilan etti. Önümüzdeki 3 yıl 450 milyon Türk Lirası kaynağı bu alana aktarıyoruz. 3 milyondan fazla gencimizin hayatına dokunacak bir proje. Çeşitli boyutlarıyla bu programı hayata geçireceğiz ve gençlerimize destek olmaya devam edeceğiz. Çünkü şuna inanıyoruz Türkiye hedeflerine gençleriyle ulaşacak. Nitelikli, donanımlı, ülkesini, milletini, bayrağını seven bütün farklılıklarıyla ülkesinin renklerini kucaklayan, bir taraftan da evrensel olarak dünyaya bakabilen, dünyanın meselelerine bakabilen bir gençlikle yürüyecek. Dolayısıyla gençlerimize çok büyük önem ve değer veriyoruz. Önümüzdeki süreçte bu programlarımızı da güçlü bir şekilde hayata geçireceğiz" diye belirtti.
‘SAVUNMA SANAYİNDE ÇOK ERKEN YOLA ÇIKTIK VE AVANTAJLARINI YAŞIYORUZ’
Savunma sanayinde inanılmaz bir devrim başardıklarını ifade eden Yılmaz şöyle devam etti:
“Allah razı olsun Cumhurbaşkanımız güçlü bir irade ortaya koydu, bu iradeyi iyi ki erken bir dönemde koydu. Bugün dünyada birçok ülke bakın savunma sanayinde bir şeyler yapmaya çalışıyor, yeni uyandılar. Biz çok erken yola çıktık ve bunun avantajlarını da yaşıyoruz. İyi ki erken yola çıkmışız. Aynı şeyi neden sağlık enstitüsünde yapmayalım. Yerli ve milli sağlık enstitüleri geliştirmek bugün en önemli hedeflerimiz arasında. Kamu alımlarının yüksek olduğu bir alan. Dolayısıyla sıradan bir sektör değil. Benzer bir yaklaşımı mutlaka sağlık alanında da daha ileriye taşımak zorundayız. İlaçta, tıbbi cihazlarda mutlaka yerli ve milli üretimi arttırmak zorundayız. Bu yatırımların tamamı, Mersin Üniversitesi’nin kurumsal gücünü artıran, şehrin ekonomik ve sosyal yapısıyla daha güçlü bağ kuran ve Türkiye Yüzyılı vizyonunun nitelikli insan kaynağını yetiştiren adımlardır. Attığımız bu adımlar, Mersin Üniversitesi’nin eğitim, araştırma ve uygulama gücünü daha da yükseltecek; şehrimizin bilim ve sağlık alanındaki konumunu güçlendirecektir. Bu istikamette çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”
Konuşmaların ardından, İlahiyat ve Eczacılık Fakültesi’nin yeni binasının temeli atılırken, Diş Hastanesi, Denizcilik Fakültesi ve Güneş Enerjisi Santrallerinin ise açılışı yapıldı. (DHA)
Kaynak: DHA
En Çok Okunan Haberler