Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Cevdet Yılmaz: Valilerimize duyulan güven yerel kalkınma için bize büyük bir fırsat veriyor

Cevdet Yılmaz: Valilerimize duyulan güven yerel kalkınma için bize büyük bir fırsat veriyor

Haber Giriş Tarihi: 17.02.2026 18:13
Haber Güncellenme Tarihi: 17.02.2026 18:13
Kaynak: DHA
Cevdet Yılmaz: Valilerimize duyulan güven yerel kalkınma için bize büyük bir fırsat veriyor

Aybala MELEK/ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Valilerimize duyulan güven, bu sosyal sermaye, yerel kalkınma için de bize büyük bir fırsat veriyor. Toplumun tüm kesimlerinin güven duyduğu, koordinasyonu sağlayan bir makam olarak hem kamunun kendi içindeki koordinasyon hem de kamu, özel sektör, sivil toplum, üniversite gibi farklı aktörleri bir araya getirip ilin kalkınmasına odaklanma anlamında valilerimizin önemli bir konumu var" dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanlığı tarafından Vilayetler Evi'nde düzenlenen '2026 Yılı Valiler Buluşması'na katıldı. Burada konuşan Yılmaz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye görevinde üstün başarı dileklerini iletti. Yılmaz, valilerin devletin il bazındaki temsilcileri ve önemli temsil makamı olduklarını dile getirerek, “Vatandaşımızın, kurumların muhatap olduğu bir makam. Bir taraftan güvenlik, asayiş konusunda çok önemli görevleri var. Bunların hepsi saygın ve çok önemli sorumluluklar. Valilerimize duyulan güven, bu sosyal sermaye, yerel kalkınma için de bize büyük bir fırsat veriyor. Toplumun tüm kesimlerinin güven duyduğu, koordinasyonu sağlayan bir makam olarak hem kamunun kendi içindeki koordinasyon hem de kamu, özel sektör, sivil toplum, üniversite gibi farklı aktörleri bir araya getirip ilin kalkınmasına odaklanma anlamında valilerimizin önemli bir konumu var. Ben buna ‘kalkınmacı valilik’ diyorum. Protokol, temsil, güvenlik de önemli ama sonuçta bütün yaptıklarımız vatandaşımızın daha huzurlu, güvenli ve daha müreffeh bir şekilde hayatını sürdürmesi, ülkemizin üretim gücünü ve kalkınmasına güç vermek içindir. Kalkınma, ekonomiden ibaret bir kavram değil. Kalkınma deyince ekonomik büyümenin yanı sıra sosyal adalet kavramı da çok önemli. Valilerimizden kalkınmaya liderlik yapmalarını, yerelde buna güç vermelerini bekliyoruz. Türkiye, iddialı bir ülke. Sıradan bir devlet değiliz" diye konuştu.

'İLİMİZİ İYİ TANIRSAK, İYİ PLANLARIZ'

Türkiye Yüzyılı vizyonunun hayata geçmesi için topyekun kalkınma kavramıyla hareket edilmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, “Sadece metropol şehirlerin enerjisiyle Türkiye Yüzyılı’nı gerçekleştiremeyiz. Bu şehirlerimiz çok önemli ama sonuçta 81 vilayetimiz var, 81 vilayetin de potansiyelini harekete geçirerek topyekun kalkınmayı ve Türkiye Yüzyılı’na yürüme hedefimizi gerçekleştirebiliriz. Bu anlamda valilerimizden şunu bekliyoruz, hiçbir şey bilgisiz olmuyor. Bilenlerle bilmeyenler bir değil, en önemlisi ilimizi iyi tanımak. İlimizi iyi tanırsak, iyi planlarız” dedi.

'ÖNEMLİ BİR EKONOMİK BÜYÜKLÜĞE ULAŞMIŞ DURUMDAYIZ'

Yılmaz, dünyada güç dengelerinin değiştiğini ve bu durumdan kaynaklanan jeopolitik gerilimlerin olduğunu belirterek, “Bölgesel bazda bu savaşları ve çatışmaları görüyoruz. Dünyamız şu anda içinden geçtiğimiz dönemde maalesef uluslararası kuralların ve kurumların zayıfladığı bir dönemden geçiyor. Herkesin gücü ile hareket ettiği, güç siyasetinin ön plana çıktığı bir dönemden geçiyoruz. Bunun ekonomik yansıması; korumacılığın artması. Giderek her ülke kendi piyasasını, pazarını tarifelerle ve tarife dışı yöntemlerle koruyor. Bu dönemin şartları dünyadaki ekonomik büyümeyi ve ticareti aşağı çekmiş durumda. Dünya ticareti de büyümesi de tarihsel ortalamaların altında seyrediyor. Dünyada bir pandemi yaşandı, bunun etkileri hala devam ediyor. Bütün bu şartlar altında Türkiye olarak yolumuza devam ediyoruz. Son 22-23 yılda dünya ekonomisi yüzde 3,5 büyürken, yıllık ortalama olarak biz yüzde 5,4 büyümüşüz. Bu önemli bir fark, dünyadan her yıl 1,9 puan daha yüksek bir büyüme hızımız olmuş. Bu da bizi bugün belli bir yere getirmiş durumda. 2002 yılında 238 milyar dolar olan ekonomik hacmimiz tahmin olarak, geçen yılki ekonomik büyüklüğümüz ilk defa 1,5 trilyon doları aştı. Oldukça önemli bir ekonomik büyüklüğe ulaşmış durumdayız. Türkiye 2002 yılında AB’nin kişi başına gelirinin yüzde 35’i civarındaymış. Bugün yüzde 70’i aşmış durumdayız. Henüz yüzde 100'üne gelemedik, Türkiye Yüzyılı’nda inşallah onu da yakalarız, gelişmiş ülkeler denilen sınıfta kalıcı bir şekilde yerimizi alırız” ifadelerini kullandı.

'TASARRUF EKONOMİSİNDE HAREKET EDİYORUZ'

Yılmaz, gıda üretiminin artırılması gerektiğini vurgulayarak, "Her birinizin ilinizde gıda konusuna kafa yormanızı istiyoruz. O ilin potansiyeli neyse en üst seviyeye çıkarmanızı istiyoruz. Sulamalar önemli. Son yıllarda sulamaya ciddi kaynak ayırdık. Özellikle de baraj bitmişse, ana kanallar inşa edilmişse bu projelere öncelik verin. Gıda birinci önceliğimiz. İkincisi sosyal konut. Deprem konutları bittikçe burada bir rahatlama oluyor. Burada artık israf ekonomisi değil, tasarruf ekonomisinde hareket ediyoruz. Üretim alanıyla, yaşam alanı arasındaki mesafeyi kısaltırsak trafik sorununa da katkımız olur" diye konuştu.

Kaynakların tasarruflu ve verimli kullanılması gerektiğine dikkati çeken Yılmaz, “Her valinin etki edebildiği belli kaynakları var. Önceliklerimizi iyi tayin edelim ve bu kaynakları odaklayalım. Sonuç alalım, o aldığımız sonuçlarla da daha iyisini yapalım. Belli bir kaynak var, kaynaklarımız sınırlı. Bunları çok sayıda projeye dağıtırsanız hiçbiri bitmez, hepsi zamana yayılır ve bir fayda üretemeyiz. Bu para basıp piyasaya dağıtmak gibi bir durum. Projeyi bitirirseniz bu bir fayda sağlamaya başlıyor. Özellikle kaynakları bitme aşamasına yakın projelere odaklayalım ki hemen bitsin, bir fayda üretsin, o gelen fayda ile de diğer projeleri bitirelim. Böylece verimlilik ve bereket artsın. Kaynağımızı çok sayıda projeye dağıtırsak hiçbiri bitmez, hiçbirinden fayda elde edemeyiz ve zamanla kaynak maliyeti çok daha yükselmiş olur, verimlilik düşmüş olur” ifadelerini kullandı.

'YATIRIMI CAZİP HALE GETİRELİM'

Yatırım ortamının iyileştirilmesinin de beklentileri arasında olduğunu kaydeden Yılmaz, "Valilerimiz kamu kaynaklarını iyi kullanacaklar, koordine edecekler ama bir yörenin sadece kamu yatırımları ile kalkınması mümkün değil. Bir taraftan da özel yatırımlar var, asıl üretken yatırımlar da özel yatırımlar. Buralarda da yatırım ortamı çok önemli. Bu süreçlerde yeni kalkınma ajansları gibi yeni yapılar da kurduk. Bu yapıları değerlendirelim, sadece kamu projeleri ile ilgilenmeyelim ve yatırımı cazip hale getirelim. Dünyada artık herkes bir rekabet içerisinde ve herkes yatırım almaya çalışıyor. Dolayısıyla uygun yatırım iklimi oluşturalım, bunun için de özel sektörle güçlü bir diyalog içinde olmamızda büyük fayda var" diye konuştu. (DHA)

Kaynak: DHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.