Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Kamu Denetçisi Benli: Cinayete maruz kalan kadınların yüzde 88'inin koruma kararı yok

Kamu Denetçisi Benli: Cinayete maruz kalan kadınların yüzde 88'inin koruma kararı yok

Haber Giriş Tarihi: 03.04.2026 00:49
Haber Güncellenme Tarihi: 03.04.2026 00:49
Kaynak: DHA
Kamu Denetçisi Benli: Cinayete maruz kalan kadınların yüzde 88'inin koruma kararı yok

Aliekber METE/ ANKARA, (DHA)- TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu'nda sunum yapan Kamu Denetçisi Fatma Benli Yalçın, "Bu raporda tespit ettiğimiz en önemli konulardan bir tanesi şuydu: Cinayete maruz kalan kadınların yüzde 88'inin koruma kararı yok. Bu, kadınların müracaat etmediğini gösteriyor. Cinayet faillerinin, kadınları öldüren erkeklerin yüzde 73'ünün sabıkası var" dedi.

TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu, AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Erdoğan, "Bizler bu kadın-erkek fırsat eşitliğinin yalnızca kağıt üzerinde kalmaması, hayatın her alanında ve her bölgesinde tesis edilmesi için çalışıyoruz. Şiddetle mücadele sadece bir kurumun değil devletin tüm birimlerinin eşgüdümlü çalışmasıyla ancak başarıya ulaşabilir. Komisyon olarak kurumlarımızın kadına şiddetle mücadele konusunda yapmış oldukları çalışmaları Meclis çatısı altında dinlemeyi, toplantılarımız vesilesiyle kamuoyunun ve vekillerimizin bilgilendirilmesini son derece önemli buluyoruz" ifadelerini kulandı.

'TÜRKİYE'DE KADINA KARŞI ŞİDDET OLMAMALI'

Ardından Çocuk ve Kadın Haklarından Sorumlu Kamu Denetçisi Fatma Benli Yalçın, Kamu Denetçiliği Kurumu'nun (KDK) 9 ilde gerçekleştirdiği 'Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Kurumsal Uyumun Güçlendirilmesi; İç Anadolu Örneği' özel raporu ile ilgili komisyonu bilgilendirdi. Yalçın, "İç Anadolu Bölgesi'nde 13 tane il var. Şiddetin en fazla olduğu ve en az olduğu illere gitmek suretiyle saha çalışması yaptığımızda; neden bazı illerde daha fazla olduğunu, neden bazılarında daha az olduğunu tespit etme şansımız oldu; böylelikle, bunu bütün Türkiye'ye modelleme imkanımız oldu. Herkes kadına karşı şiddet üzerine konuşma yapıyor ama kadına karşı şiddet sloganlarla çözülebilecek bir konu değil. Hatta ben bunu ifade etmek için şunu kullanıyorum: sadece slogan yeterli olsa kimse sigara içmez çünkü sigara içerken bile o korkunç fotoğrafların olduğu paketlere bakarak içiyorlar. Demek ki bizim zihniyeti değiştirmemiz gerekiyor, algıyı değiştirmemiz gerekiyor. Doğru, bütün dünyada şiddet var, kadınlar öldürülüyor ama bizim ülkemizde olmamalı; biz bu gerçekten yola çıktık. Bizim ülkemizde asla ve katiyen kadına karşı şiddet olmamalı" diye konuştu.

'İÇ ANADOLU'DA ŞİDDETİN EN AZ OLDUĞU İL ÇANKIRI'DIR'

Halihazırda İnsan Hakları Eylem planı üzerinde çalışmalar yapıldığını ekleyen Yalçın, "Biz, Kamu Denetçiliği Kurumu olarak hem hak arama kurumlarına hem de çocuk üzerinde çok iyi çalışmalar yaptığımız için çocuğa ilişkin çok fazla katkıyı eylem planında sunmuştuk. Bu saha çalışması vasıtasıyla kadına karşı şiddetle ilgili 40 öneri ve tespiti de eylem planına sunma imkanımız oldu. Bizim farkımız, somut gerçeklere dayanması, söylemlerden ziyade mevcuttakileri tespit edip iyi uygulama örneklerini diğerlerine yansıtıp akabinde de eksik bırakılan kısımları da toparlamaya çalışmak. Örneğin, İç Anadolu Bölgesi'nde şiddetin en az olduğu il Çankırı'dır. Çankırı'da bir yarenlik sistemi var, manevi bir yaptırımı var. O yarenlik sisteminde toplantılara katılan insanları kadına karşı şiddet failiyse almıyorlar. İl koordinasyon toplantılarına mutlaka Vali katılıyor, Valiyi özel aradım ve teşekkür ettim, 'Ne yapıyorsunuz kıymetli Valim?' dedim, 'Mentörlük sistemimiz var. İl zaten küçük, insanlar birbirini tanıyor, dolayısıyla biri şiddet gösteriyorsa, başka birisini onunla ilişkilendiriyorum ve takip ediyoruz, her türlü sorunu çözmeye çalışıyoruz' dedi" değerlendirmesinde bulundu.

'KADINLARI ÖLDÜREN ERKEKLERİN YÜZDE 73'ÜNÜN ÖNCEDEN SABIKASI VAR'

Yalçın, konuşmasının devamında rapor ile ilgili şu ifadeleri kullandı:

"Bu raporda tespit ettiğimiz en önemli konulardan bir tanesi şuydu: Cinayete maruz bırakılan kadınların yüzde 88'inin koruma kararı yok; bu, kadınların müracaat etmediğini gösteriyor. Cinayet faillerinin, kadınları öldüren erkeklerin yüzde 73'ünün önceden sabıkası var. Sabıka kaydı can güvenliği riskini gösterdiği için elektronik kelepçede çok ciddi derecede bir veri sağlar. Şu an yaklaşık 7 bin elektronik kelepçe vakası uygulanmış, halihazırda devam eden bin 500 var. Bir iki tane metroda çekmeme, sinyal sorunları gibi istisnalar var. Elektronik kelepçe kadını koruyan bir sistem ama yüzde 88'i koruma kararı bile almamış. Eşleri, eski eşleri, sevgilileri ya da çoğunluğu yakın ilişki kurduğu insanlar tarafından öldürülen kadınlar elektronik kelepçe için müracaat etmemiş; bu hem bilinçsizliğe işaret ediyor ama bir taraftan da zihinlerimizde cezasızlık algısı olduğunu gösteriyor. Aynı şekilde, ruhsatsız silah; cinayette kullanılan silahların yüzde 84'ü ruhsatsız silahlar. Bu da ruhsatsız silahlarla mücadele etmenin kadına karşı şiddette ve ölüm vakalarında oldukça faydalı olduğunu gösterir. Kadına karşı şiddet vakalarından, etrafınızda duyduğunuz bilgilerden haberdarsınızdır ki aile; kadına karşı şiddeti azaltan bir öyküdür."

'KADES'İ YAYGINLAŞTIRMAMIZ LAZIM'

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yaptığı çalışmalara göre; şiddete maruz kalan kadınların yüzde 8,5'unun eğitimli, yüzde 30'unun ise eğitim görmeyen kadınlardan oluştuğunu kaydeden Yalçın, "Şu an fiili olarak uygulamada gerçekleştirilen KADES, yaklaşık 8-9 milyon kadının telefonunda uygulama olarak var. Sadece KADES'e telefonla bastığınızda yardım geleceği gerçeği bile fiziksel şiddette o otokontrol mekanizmasını açığa çıkartıyor; bizim yapmamız gereken şeylerden bir tanesi bu aslında, KADES'i daha yaygınlaştırmak. Hatta il emniyet müdürü yetkilileriyle görüştüğümde şunu söylüyorlar: 'Ya, bazen gidiyoruz, sahte ihbar çıkıyor; işte 'Çocuğum bastı' diyorlar, 'Yanlışlıkla oldu' diyorlar.' Elbette bir kısmı sahte olabilir, bir kısmı tesadüfen olabilir ama bir kısmı da belki tartışma alevlendiğinde kadının bastığı ve erkeğin, 'Bak KADES'e bastı, polis gelebilir, ben dolayısıyla dikkat edeyim' diyebileceği hususlar. Bu da o devletin kadını koruma konusundaki yükümlülüğünü yerine getirirken bizim bir şeyi eksik bıraktığımızı gösteriyor: KADES'i yaptık, yasaları değiştirdik, eski 6284'ü bir önceki 'Ailenin Korunması Yasası'yla kıyasladığınızda muazzam bir ilerleme var ama bunun toplumdaki zihni altyapısını değiştirmekte yetersiz kaldık" dedi.

'TÜRKİYE'DE REYTİNG İÇİN HER ŞEYİN OLABİLMESİNE YASAYLA 'DUR' DENMESİ GEREKİYOR'

Yalçın, yasal altyapının yanı sıra zihinsel dönüşümün sağlanması gerektiğini ve halihazırda medya sektöründeki film ve dizilerin olumsuz örneklerle dolu olduğunu ekledi. Yalçın, "Türkiye'de reyting için her şeyin olabilmesine artık yasayla 'Dur' demek gerekiyor. Bu asla ve katiyen basın özgürlüğüne aykırı değil çünkü normalleştiriliyor, zihinlerimizde sıradanlaştırılıyor, en çok verdiği zarar bu. Şu an yaşadığımız en büyük sıkıntı bu, bunu çok sevimli, çok iyi karakterler üzerinden gerçekleştiriyorlar. Evlilikle ilgili, evlilik dışı ilişkilerde de aynı şekilde, bunu çok iyi karakterler üzerinden bahaneleştirdiğinizde ya da çocuk çeteciliğini, 'Bu çok büyük sıkıntılar yaşamış, dolayısıyla olabilir' noktasına getirdiğinizde sıradanlaştırıyorsunuz ve ben çocuktan sorumlu kamu denetçisi olarak 8 yaşındaki çocukların öğretmenin parmağını veya arkadaşının parmağını kırdığına dair başvurular alıyorum. Şiddetin sıradanlaştırılmasının, şiddetin olağan hale gelmesinin bu kadar ciddi, bundan sonraki nesiller için etkili bir engeli var. Bu yüzden, hani eğer uygun görürseniz, bizim en önemli hedeflerimizden bir tanesi bu konuda nasıl sigara yasaksa, kadın ve çocuğa karşı şiddetin kesin olarak yasaklanması" ifadelerini kullandı.

'ÖLDÜRME VAKALARININ YÜZDE 84'Ü RUHSATSIZ SİLAHLARLA GERÇEKLEŞTİRİLİYOR'

Hazırlanan özel raporda 100 bin nüfusun altındaki belediyelerin konukevi açma görevini oy kaygıları nedeniyle yerine getirmediğini ve İç Anadolu'daki 18 belediyenin yalnızca 2'sinde konukevi bulundurduğunu söyledi. Yalçın, kadın konukevlerinde güvenlik problemleri olduğunu aktararak, "İlinizde bir tane konukevi var ve sosyal çalışmacıyla görüşmemiş sadece polis tarafından görüşülmüş bir kadını 'Pat' diye size getiriyorlar. Kim olduğunu biliyor musunuz? Yani ben şunu bile duydum. Kayınvalide gelinin nerede olduğunu tespit edebilmek için 'Şiddete uğradım' diyerek müracaat ediyor ve o da oraya gidiyor. Ayrıca, şiddete uğrayan kadınların gidebileceği yerlerden bir tanesi barolar. Bu baroların güçlenmesi kadınlara hukuki destek anlamında faydalı çünkü kadınlar hukuki destek aldıklarında evdeki şiddet ihtimali düşecek çünkü bilecek ki evde bir şiddet olursa kadın gidebilir. Ayrıca mahalli idarelerin çok ciddi maddi kaynakları var biliyorsunuz. Bir yer tahsis etmek, bir oda tahsis etmek suretiyle avukatlar hukuki destek vermesini sağlayabilirler, hukuki bilgilendirme yapmalarını sağlayabilirler bunun için çok küçük bir bütçe ayırmaları yeter. Bunun için biraz daha mahalli idareler ve barolar arasındaki protokolün gerçekleşmesi ve aralarındaki iş birliğinin sağlanması gerekiyor. Ruhsatsız silahlar. Öldürme vakalarının yüzde 84'ü ruhsatsız silahlarla gerçekleşmesi bu konuda mücadele edilmesi gerektiğini gösteriyor yani bu kadar kolay erişememeli. Ruhsatlı silahla öldürme vakaları çok az. Biliyorsunuz, koruma kararları çıktığında, silahı varsa ve can güvenliği tehlikesi varsa aile mahkemesi onun iadesine karar veriyor ama ruhsatlı silahını vermezse bunun bir yaptırımı yok. Dolayısıyla kişinin silahının olması onun karşı tarafı tehdit etmesi, 'Bak, senin evini bulup öldürürüm' demesine sebebiyet veriyor. O yüzden bu konuda en azından bir yaptırımın sağlanması ve ruhsatsız silahlarla mücadele etme noktasında da ciddi bir yasa teklifine ihtiyacınız var" ifadelerini kullandı.

Yalçın ayrıca bazı şiddet faili erkeklerin tebligat almamak için karavanda yaşadıklarını ve bu nedenle tebligatlarda problem yaşandığını ifade etti.

'RTÜK YASASI'NDA DEĞİŞİKLİK YAPILMALI'

Yalçın ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Mevcut cezaların ağır olduğunu ancak tutuksuz yargılama süreçlerinin uzun olması nedeniyle kamuoyunda cezasızlık algısının oluştuğunu kaydeden Yalçın, tutuksuz yargılamalara istisna getirilmesi gerektiğini ekledi. Yalçın, "Diğer taraftan çocukların suç işleme oranı artıyor. Kurum olarak buna ilişkin korkunç bir çalışma gerçekleştiriyoruz. Eğer RTÜK Yasası'nda değişiklik yapılıp kadın ve çocuğa karşı şiddet sahnelerinin sigara gibi tümden yasaklanması sağlanırsa o zaman çocuğun suça sürüklenme ihtimali daha azalacak. Ben çok cezaevine gidiyorum, geçen sene anne yanındaki çocuklarla ilgili 6 tane cezaevi ziyareti yaptık. Kadınların ve çocukların cezaevinin normalleştirdiğinde sürekli aynı suçları işliyor. Bu sadece bir bakanlığın yapabileceği bir konu değil, biz o yüzden bir çalışmayı gerçekleştirdik, bakanlar arası koordinasyon olması lazım; Ombudsmanlık olarak Meclis ve ilgili birimlerle görüşüyoruz" diye konuştu. (DHA)

Kaynak: DHA

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.