Kılıçdaroğlu: Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır
Kılıçdaroğlu: Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır
Haber Giriş Tarihi: 27.05.2026 14:14
Haber Güncellenme Tarihi: 27.05.2026 14:14
Kaynak:
DHA
Gizem CENGİL-Batuhan DURNAOĞLU/ANKARA, (DHA)- MAHKEME kararı ile CHP Genel Başkanlığı görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu, "Kurultayı yapacağız, kurultaysız bir parti olur mu, kurultay yapılacak. Tabii kurultayın yasal zeminde yapılması lazım. Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır" dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kurban Bayramı'nın 1'inci gününde konutunun önünde basın mensuplarıyla bayramlaştı. Kılıçdaroğlu, soruları da yanıtlayarak, bir sürecin başladığını ve bu sürecin sağlıklı bir zeminde ilerlemesi gerektiğini belirtti. Kılıçdaroğlu, "Partinin birliğinin bütünlüğünün korunması parti içinde uyumlu olması birlikte mücadele edilmesi var olan sorunlara karşı sağlıklı çözümlerin üretilmesi hepimizin ortak görevi, bunu yapmak zorundayız" dedi.
'BİZ DÜŞMAN DEĞİLİZ'
Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bayram nedeniyle kendisini aradığını, sürece dair bir konuşma gerçekleşmediğini, sadece bayramlaştıklarını belirtti. Kılıçdaroğlu, gazetecilerin sorusu üzerine Özgür Özel ile bir görüşme olmadığını, ancak görüşebileceklerini belirterek, "Biz düşman değiliz, aynı partide görev yapan kişileriz. Ayrışmak, kavga etmek, ayrışmayı dönülemez noktalara taşımak doğru değil. Bizim partinin ciddi bir itiraz kültürü vardır. Bu itiraz kültürü partiyi diri tutar, herkes düşüncesini özgürce ifade eder. İtiraz edenler bir araya gelirler, otururlar, konuşurlar, tartışırlar; ama partinin ana ekseninden ayrılmazlar" diye konuştu.
'KURULTAYI YAPACAĞIZ'
Kılıçdaroğlu, kurultay tarihine ilişkin soru üzerine, "Kurultayı yapacağız arkadaşlar, kurultaysız bir parti olur mu, kurultay yapılacak. Tabii bunun için kurultayın yasal zeminde yapılması lazım. Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır. Hukukçu arkadaşlarla 'kurultayı en kısa sürede nasıl yapabiliriz' diye konuştum. Onlar bize 'tedbir kararı olduğu sürece bunları yapamazsınız; ama tedbir kararı kalktıktan sonra kurultayı yapabilirsiniz' dediler" dedi.
'GENEL BAŞKAN SEÇİMİ BELLİDİR'
Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'in üyeler nezdinde seçim çağrısına, "Genel başkanın nasıl seçileceği bellidir, kurultayı devre dışı bırakamazsınız. Genel başkanı kurultaylar seçer" cevabını verdi. Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'in grup başkanlığına itiraz edip etmediklerine ilişkin, "Başkanların seçilmesi, grup başkan vekillerinin seçilmesi her şeyin yasal zeminde yapılması lazım. Kurultayların yapılması, kurultayda delegelerin seçilmesi, parti meclisinin seçilmesi bütün bunların hepsinin hukuk zemininde yapılması lazım" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, Yargıtay sürecinin hızlandırılmasına ilişkin soru üzerine, "Onu hiç bilmiyorum, hukukçu olmadığım için. Bu davanın tarafı değilim. Davaya taraf olmadım. Bize böyle bir karar geldi. Biz de o karara uyduk, işin Türkçesi bu" diye konuştu.
'İHRACIN KOŞULLARI VARDIR'
Kılıçdaroğlu, bazı milletvekillerinin ihracına ilişkin çıkan haberlere ilişkin, "Bir parti yönetimi hukuk içinde ciddiyetle yapılır. Siz dedikodularla, birinin talebi ile bir şey yapamazsınız, hukuk içinde kalmak zorundasınız. İhracın koşulları vardır. Bir kişiyi hemen tutup da 'ben bunu beğenmedim, hemen partiden ihraç edeyim', öyle bir kural yok. Gider yargıya başvurur, geri döner. İhraç varsa açarsanız partinin tüzüğünde bir kişi hangi gerekçelerle partiden ihraç edilir, bakarsınız oraya, o kurala göre yaparsınız. 1 Haziran'da parti meclisini büyük bir olasılıkla toplayıp merkez yönetim kurulunu belirleyeceğiz. Halkla buluşmamız var. Ondan sonra da parti meclisini toplayacağız, merkezi yönetim kurulunu belirleyeceğiz, yolumuza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
'PARTİNİN KAPILARI KAPATILMAZ'
Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'ne polis müdahalesine ilişkin soru üzerine, "Herkes yasalara uyumak zorundadır. Bu konuda bütün ayrıntıları halkla buluşmada anlatacağım. Cumhuriyet tarihinde CHP'nin kurulduğu tarihten bu yana hiçbir milletvekili genel merkeze gittiği zaman kapılar kapatılmamıştır. Niye böyle düşünmüyorsunuz? Bir CHP milletvekili, bir CHP grubu, CHP Genel Merkezine gittiği zaman kapısı o milletvekillerine nasıl kapatılır. Tarihi boyunca CHP Genel Merkezinin kapıları kapanmamıştır, kilitlenmemiştir ve CHP Genel Merkezinden dışarıya taş atılmamıştır. Bolu Belediye Başkanı genel merkezin önünde beni protesto ettiğinde; 'arzu ederse genel merkezde gelsin çay ısmarlayayım' dedim. Bir partinin kapıları halka kapatılmaz, milletvekillerine kapanamaz, böyle bir şey bizim tarihimizde yoktur. Hangi gerekçe ile kapılar kapanıyor. Kimse bu soruyu sormuyor. Bu partinin kapıları neden kapandı, hangi gerekçeyle kapandı. Ve hangi gerekçeyle CHP milletvekilleri genel merkeze giremiyor. Bir akıl tutulması. Açarsınız kapıyı, çağırırsınız çay kahve ikram edersiniz, 'buyurun arkadaşlar' dersiniz. Birbirimizi kırmanın ne mantığı var Allah aşkına. Siz kalkıyorsunuz kapıları kapatıyorsunuz. Cumhuriyet tarihinde ve hiçbir partide görülmemiş bir şey. Bunun mutlaka haklı gerekçelerinin anlatılması lazım. CHP Genel Merkezi 24 saat açıktır, nöbetçi vardır" değerlendirmesinde bulundu.
Kılıçdaroğlu, müdahale sırasında Özgür Özel ile temas kurulup kurulmadığına ilişkin, "Gidiliyor, konuşuluyor, temas kuruluyor; 'alın içeri, eğer istiyorsanız sadece CHP milletvekilleri gelsin' deniliyor. Yani görüşmek ve uzlaşmak istiyorlar. 'Hayır efendim, olmaz' diyorlar. Bu olmaz arkadaşlar, bu olmaz. Bir partinin kapıları vatandaşa ve CHP milletvekillerine kapatılamaz, sürgülenemez. Ne demek, böyle bir şey olur mu?" diye konuştu.
'ORASI KİMSENİN MALI DEĞİLDİR'
Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'in 'Eğer öğlen randevusu olsaydı, ben partiyi polise bırakmak yerine Murat Karayalçın'a emanet edip çıkardım' şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine, "CHP milletvekilleri randevu alarak parti genel merkezine gelmezler. Burası devlet dairesi değil, partidir. Siz karıştırıyorsunuz bunları, burası parti. Partiye her zaman herkes gelebilir. Protesto etmeye de gelebilir. Partiye protesto etmeye gelenler de oldu, çıkıp da bir şey mi söyledik, onları dövdük mü? Hayır efendim. Ya demokrasiye inanacaksınız ya da baskıcı rejimden yana olacaksınız. Biz demokrasiye inanıyoruz; insanlar protesto edebilirler, bu gayet doğal. Zaten siyasetin doğasında vardır, eğer bir vatandaş bir konuyu beğenmezse şikayet eder, protesto eder; ama siz kalkıp da bunu farklı bir yere oturtursanız, 'Almam içeriye.' Ne demek almam, orası kimsenin malı değildir, kimsenin mülkiyetinde değildir, orası halkındır ve halka aittir" dedi.
'AHLAKİ SORUNU OLAN KİŞİNİN NE İŞİ VAR'
Kılıçdaroğlu, polisin müdahale sürecine ilişkin ayrıntıları bilmediğini söyleyerek, "Ben de içim burkularak izledim. Bunlar olmamalıydı, bunlar niye oluyor, neden bunlara izin veriliyor? Milletvekilleri içeri girseydi ne olacaktı, kavga mı çıkacaktı? Kaldı ki bakın Müslim Sarı Bey gayet makul, dengeli bir açıklama yaptı. Adnan Beker'in, onun otobüsünün, militanlarının orada ne işi var? Onların orada ne işi var? Bunların çoğu partili değil. Taş atmak, olay çıkarmak, CHP'yi yaralamak için mi? Onlara nasıl güveniyorlar, bunları nasıl partiye sokuyorlar. Ahlaki sorunu olan bir kişinin CHP Genel Merkezinde ne işi var, 'Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy vermedim' diyen bir insanın orada ne işi var? Kabul edilemez, doğru değildir ve ahlaki de değildir. Onların aklıyla giderseniz işte bu tablo ortaya çıkar. Onların aklıyla değil, CHP'nin mantığı ve aklıyla, tarihsel birikimiyle hareket edeceksiniz. Vatandaşı seveceksiniz, onların şikayetlerini dinleyeceksiniz? 'Ben yapmam, ben etmem, içeriye almam, seni kovarım'; orası partidir" dedi.
'GRUP BAŞKANI NASIL SEÇİLİR BELLİDİR'
Kılıçdaroğlu, yönetici pozisyonunda olanların itirazları sonuna kadar dinlemesi gerektiğini kaydederek, "'Dur, sen sakın konuşma' denmez. Tam tersine sakince dinlerler, görüşlerini aktarırlar. Ben diğer genel başkanlardan bunu öğrendim. Siz birdenbire kızıyorsunuz, bağırıyorsunuz; ne oldu, ne oluyor? Partinin hukukuna uyacaksınız, bunlar yapılmadığı takdirde olmaz. Bir grup başkanı, grup başkan vekili nasıl seçilir, Meclis'te divanda oturacak arkadaşların seçileceğine ilişkin partinin tüzük, yönetmelik ve geleneği vardır. Bunları bir köşeye atıp da 'Ben kendim yaptım ve bunları uygulayacağım' diyemezsiniz. Dediğiniz zaman ne olur? Yargıya başvurulduğu zaman hepsi çözülür. Yargıç yasaya, yönetmeliğe, tüzüğe, genelgeye bakarak karar verecek. 'Sen buna uymak zorundasın' diyecek" değerlendirmesinde bulundu.
'ELİMDE OLSA YARIN KURULTAYA GİDERİM'
Kılıçdaroğlu, genel başkanlık mazbatasının olmadığı yönündeki soru hakkında, "İş mazbata değil, iş hukuk kuralları içerisinde belli şeyleri yapmaktır. Siz yargı kararının üstüne çıkamazsınız, 'Bir köşeye atayım' diyemezsiniz, her karara uyacaksınız. Mesela; biz bir yasa dolayısıyla AYM'ye gidiyoruz ve mahkeme o yasayı iptal ediyor. TBMM, 'Hayır ben o yasayı düzeltmiyorum' diyebiliyor mu, tarihinde var mı? Tekrar AYM kararını alarak, o yasa metnini düzeltiyor. Ben hukukçu değilim, benim elimde olsa ben yarın sabah kurultaya giderim. Hukukçu olmadığım için bilmiyorum; ama hukukçulara soracağız; nedir, ne değildir, ne zaman gideriz, nasıl yapılır, nasıl yapılması gerekiyor? Onlara sorarız" dedi.
'CHP KURULUŞ KODLARINA KAVUŞMALI'
Kılıçdaroğlu, mahkemenin kararıyla bu noktaya gelindiğini söyleyerek, "Yargı, 'Siz bir kurultayı parayla satın alamazsınız' diyor. Ben böyle bir şey söylemedim; ama yargı söylüyor. Ben mahkemenin kararını söylüyorum, kesinleştiğini belirtmiyorum. Kararın bizi getirdiği nokta bu, mahkeme söylüyor. Söyleyenler kim? CHP'liler, onlar söylüyorlar. Hani dışarıdan partiye bağlı olmayan birisi gelip tanıklık yapmadı, yapan partililer. 'Para dağıttılar' deniliyor; bu olmaz. CHP kuruluşundaki ahlaki kodlara yeniden kavuşmak zorundadır" dedi.
'ÖNCE KURULTAY'IN YOLUNU AÇALIM'
Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi ve MYK'nın oluşturulmasının ardından partinin yola devam edeceğini kaydetti. Kılıçdaroğlu, yapılacak kurultayda aday olup olmayacağı ile ilgili soruya, "Kurultay hele bir olsun, yolunu açalım. Allah kerim, hiç meraklanmayın" cevabını verdi. CHP milletvekillerine parti genel merkezine gidilmesi ile ilgili bir talimatının olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, yapacağı halk buluşmasında yaşanan olayları detaylı bir şekilde paylaşacağını aktardı. (DHA)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kılıçdaroğlu: Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır
Gizem CENGİL-Batuhan DURNAOĞLU/ANKARA, (DHA)- MAHKEME kararı ile CHP Genel Başkanlığı görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu, "Kurultayı yapacağız, kurultaysız bir parti olur mu, kurultay yapılacak. Tabii kurultayın yasal zeminde yapılması lazım. Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır" dedi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kurban Bayramı'nın 1'inci gününde konutunun önünde basın mensuplarıyla bayramlaştı. Kılıçdaroğlu, soruları da yanıtlayarak, bir sürecin başladığını ve bu sürecin sağlıklı bir zeminde ilerlemesi gerektiğini belirtti. Kılıçdaroğlu, "Partinin birliğinin bütünlüğünün korunması parti içinde uyumlu olması birlikte mücadele edilmesi var olan sorunlara karşı sağlıklı çözümlerin üretilmesi hepimizin ortak görevi, bunu yapmak zorundayız" dedi.
'BİZ DÜŞMAN DEĞİLİZ'
Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bayram nedeniyle kendisini aradığını, sürece dair bir konuşma gerçekleşmediğini, sadece bayramlaştıklarını belirtti. Kılıçdaroğlu, gazetecilerin sorusu üzerine Özgür Özel ile bir görüşme olmadığını, ancak görüşebileceklerini belirterek, "Biz düşman değiliz, aynı partide görev yapan kişileriz. Ayrışmak, kavga etmek, ayrışmayı dönülemez noktalara taşımak doğru değil. Bizim partinin ciddi bir itiraz kültürü vardır. Bu itiraz kültürü partiyi diri tutar, herkes düşüncesini özgürce ifade eder. İtiraz edenler bir araya gelirler, otururlar, konuşurlar, tartışırlar; ama partinin ana ekseninden ayrılmazlar" diye konuştu.
'KURULTAYI YAPACAĞIZ'
Kılıçdaroğlu, kurultay tarihine ilişkin soru üzerine, "Kurultayı yapacağız arkadaşlar, kurultaysız bir parti olur mu, kurultay yapılacak. Tabii bunun için kurultayın yasal zeminde yapılması lazım. Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır. Hukukçu arkadaşlarla 'kurultayı en kısa sürede nasıl yapabiliriz' diye konuştum. Onlar bize 'tedbir kararı olduğu sürece bunları yapamazsınız; ama tedbir kararı kalktıktan sonra kurultayı yapabilirsiniz' dediler" dedi.
'GENEL BAŞKAN SEÇİMİ BELLİDİR'
Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'in üyeler nezdinde seçim çağrısına, "Genel başkanın nasıl seçileceği bellidir, kurultayı devre dışı bırakamazsınız. Genel başkanı kurultaylar seçer" cevabını verdi. Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'in grup başkanlığına itiraz edip etmediklerine ilişkin, "Başkanların seçilmesi, grup başkan vekillerinin seçilmesi her şeyin yasal zeminde yapılması lazım. Kurultayların yapılması, kurultayda delegelerin seçilmesi, parti meclisinin seçilmesi bütün bunların hepsinin hukuk zemininde yapılması lazım" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, Yargıtay sürecinin hızlandırılmasına ilişkin soru üzerine, "Onu hiç bilmiyorum, hukukçu olmadığım için. Bu davanın tarafı değilim. Davaya taraf olmadım. Bize böyle bir karar geldi. Biz de o karara uyduk, işin Türkçesi bu" diye konuştu.
'İHRACIN KOŞULLARI VARDIR'
Kılıçdaroğlu, bazı milletvekillerinin ihracına ilişkin çıkan haberlere ilişkin, "Bir parti yönetimi hukuk içinde ciddiyetle yapılır. Siz dedikodularla, birinin talebi ile bir şey yapamazsınız, hukuk içinde kalmak zorundasınız. İhracın koşulları vardır. Bir kişiyi hemen tutup da 'ben bunu beğenmedim, hemen partiden ihraç edeyim', öyle bir kural yok. Gider yargıya başvurur, geri döner. İhraç varsa açarsanız partinin tüzüğünde bir kişi hangi gerekçelerle partiden ihraç edilir, bakarsınız oraya, o kurala göre yaparsınız. 1 Haziran'da parti meclisini büyük bir olasılıkla toplayıp merkez yönetim kurulunu belirleyeceğiz. Halkla buluşmamız var. Ondan sonra da parti meclisini toplayacağız, merkezi yönetim kurulunu belirleyeceğiz, yolumuza devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
'PARTİNİN KAPILARI KAPATILMAZ'
Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi'ne polis müdahalesine ilişkin soru üzerine, "Herkes yasalara uyumak zorundadır. Bu konuda bütün ayrıntıları halkla buluşmada anlatacağım. Cumhuriyet tarihinde CHP'nin kurulduğu tarihten bu yana hiçbir milletvekili genel merkeze gittiği zaman kapılar kapatılmamıştır. Niye böyle düşünmüyorsunuz? Bir CHP milletvekili, bir CHP grubu, CHP Genel Merkezine gittiği zaman kapısı o milletvekillerine nasıl kapatılır. Tarihi boyunca CHP Genel Merkezinin kapıları kapanmamıştır, kilitlenmemiştir ve CHP Genel Merkezinden dışarıya taş atılmamıştır. Bolu Belediye Başkanı genel merkezin önünde beni protesto ettiğinde; 'arzu ederse genel merkezde gelsin çay ısmarlayayım' dedim. Bir partinin kapıları halka kapatılmaz, milletvekillerine kapanamaz, böyle bir şey bizim tarihimizde yoktur. Hangi gerekçe ile kapılar kapanıyor. Kimse bu soruyu sormuyor. Bu partinin kapıları neden kapandı, hangi gerekçeyle kapandı. Ve hangi gerekçeyle CHP milletvekilleri genel merkeze giremiyor. Bir akıl tutulması. Açarsınız kapıyı, çağırırsınız çay kahve ikram edersiniz, 'buyurun arkadaşlar' dersiniz. Birbirimizi kırmanın ne mantığı var Allah aşkına. Siz kalkıyorsunuz kapıları kapatıyorsunuz. Cumhuriyet tarihinde ve hiçbir partide görülmemiş bir şey. Bunun mutlaka haklı gerekçelerinin anlatılması lazım. CHP Genel Merkezi 24 saat açıktır, nöbetçi vardır" değerlendirmesinde bulundu.
Kılıçdaroğlu, müdahale sırasında Özgür Özel ile temas kurulup kurulmadığına ilişkin, "Gidiliyor, konuşuluyor, temas kuruluyor; 'alın içeri, eğer istiyorsanız sadece CHP milletvekilleri gelsin' deniliyor. Yani görüşmek ve uzlaşmak istiyorlar. 'Hayır efendim, olmaz' diyorlar. Bu olmaz arkadaşlar, bu olmaz. Bir partinin kapıları vatandaşa ve CHP milletvekillerine kapatılamaz, sürgülenemez. Ne demek, böyle bir şey olur mu?" diye konuştu.
'ORASI KİMSENİN MALI DEĞİLDİR'
Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'in 'Eğer öğlen randevusu olsaydı, ben partiyi polise bırakmak yerine Murat Karayalçın'a emanet edip çıkardım' şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine, "CHP milletvekilleri randevu alarak parti genel merkezine gelmezler. Burası devlet dairesi değil, partidir. Siz karıştırıyorsunuz bunları, burası parti. Partiye her zaman herkes gelebilir. Protesto etmeye de gelebilir. Partiye protesto etmeye gelenler de oldu, çıkıp da bir şey mi söyledik, onları dövdük mü? Hayır efendim. Ya demokrasiye inanacaksınız ya da baskıcı rejimden yana olacaksınız. Biz demokrasiye inanıyoruz; insanlar protesto edebilirler, bu gayet doğal. Zaten siyasetin doğasında vardır, eğer bir vatandaş bir konuyu beğenmezse şikayet eder, protesto eder; ama siz kalkıp da bunu farklı bir yere oturtursanız, 'Almam içeriye.' Ne demek almam, orası kimsenin malı değildir, kimsenin mülkiyetinde değildir, orası halkındır ve halka aittir" dedi.
'AHLAKİ SORUNU OLAN KİŞİNİN NE İŞİ VAR'
Kılıçdaroğlu, polisin müdahale sürecine ilişkin ayrıntıları bilmediğini söyleyerek, "Ben de içim burkularak izledim. Bunlar olmamalıydı, bunlar niye oluyor, neden bunlara izin veriliyor? Milletvekilleri içeri girseydi ne olacaktı, kavga mı çıkacaktı? Kaldı ki bakın Müslim Sarı Bey gayet makul, dengeli bir açıklama yaptı. Adnan Beker'in, onun otobüsünün, militanlarının orada ne işi var? Onların orada ne işi var? Bunların çoğu partili değil. Taş atmak, olay çıkarmak, CHP'yi yaralamak için mi? Onlara nasıl güveniyorlar, bunları nasıl partiye sokuyorlar. Ahlaki sorunu olan bir kişinin CHP Genel Merkezinde ne işi var, 'Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy vermedim' diyen bir insanın orada ne işi var? Kabul edilemez, doğru değildir ve ahlaki de değildir. Onların aklıyla giderseniz işte bu tablo ortaya çıkar. Onların aklıyla değil, CHP'nin mantığı ve aklıyla, tarihsel birikimiyle hareket edeceksiniz. Vatandaşı seveceksiniz, onların şikayetlerini dinleyeceksiniz? 'Ben yapmam, ben etmem, içeriye almam, seni kovarım'; orası partidir" dedi.
'GRUP BAŞKANI NASIL SEÇİLİR BELLİDİR'
Kılıçdaroğlu, yönetici pozisyonunda olanların itirazları sonuna kadar dinlemesi gerektiğini kaydederek, "'Dur, sen sakın konuşma' denmez. Tam tersine sakince dinlerler, görüşlerini aktarırlar. Ben diğer genel başkanlardan bunu öğrendim. Siz birdenbire kızıyorsunuz, bağırıyorsunuz; ne oldu, ne oluyor? Partinin hukukuna uyacaksınız, bunlar yapılmadığı takdirde olmaz. Bir grup başkanı, grup başkan vekili nasıl seçilir, Meclis'te divanda oturacak arkadaşların seçileceğine ilişkin partinin tüzük, yönetmelik ve geleneği vardır. Bunları bir köşeye atıp da 'Ben kendim yaptım ve bunları uygulayacağım' diyemezsiniz. Dediğiniz zaman ne olur? Yargıya başvurulduğu zaman hepsi çözülür. Yargıç yasaya, yönetmeliğe, tüzüğe, genelgeye bakarak karar verecek. 'Sen buna uymak zorundasın' diyecek" değerlendirmesinde bulundu.
'ELİMDE OLSA YARIN KURULTAYA GİDERİM'
Kılıçdaroğlu, genel başkanlık mazbatasının olmadığı yönündeki soru hakkında, "İş mazbata değil, iş hukuk kuralları içerisinde belli şeyleri yapmaktır. Siz yargı kararının üstüne çıkamazsınız, 'Bir köşeye atayım' diyemezsiniz, her karara uyacaksınız. Mesela; biz bir yasa dolayısıyla AYM'ye gidiyoruz ve mahkeme o yasayı iptal ediyor. TBMM, 'Hayır ben o yasayı düzeltmiyorum' diyebiliyor mu, tarihinde var mı? Tekrar AYM kararını alarak, o yasa metnini düzeltiyor. Ben hukukçu değilim, benim elimde olsa ben yarın sabah kurultaya giderim. Hukukçu olmadığım için bilmiyorum; ama hukukçulara soracağız; nedir, ne değildir, ne zaman gideriz, nasıl yapılır, nasıl yapılması gerekiyor? Onlara sorarız" dedi.
'CHP KURULUŞ KODLARINA KAVUŞMALI'
Kılıçdaroğlu, mahkemenin kararıyla bu noktaya gelindiğini söyleyerek, "Yargı, 'Siz bir kurultayı parayla satın alamazsınız' diyor. Ben böyle bir şey söylemedim; ama yargı söylüyor. Ben mahkemenin kararını söylüyorum, kesinleştiğini belirtmiyorum. Kararın bizi getirdiği nokta bu, mahkeme söylüyor. Söyleyenler kim? CHP'liler, onlar söylüyorlar. Hani dışarıdan partiye bağlı olmayan birisi gelip tanıklık yapmadı, yapan partililer. 'Para dağıttılar' deniliyor; bu olmaz. CHP kuruluşundaki ahlaki kodlara yeniden kavuşmak zorundadır" dedi.
'ÖNCE KURULTAY'IN YOLUNU AÇALIM'
Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi ve MYK'nın oluşturulmasının ardından partinin yola devam edeceğini kaydetti. Kılıçdaroğlu, yapılacak kurultayda aday olup olmayacağı ile ilgili soruya, "Kurultay hele bir olsun, yolunu açalım. Allah kerim, hiç meraklanmayın" cevabını verdi. CHP milletvekillerine parti genel merkezine gidilmesi ile ilgili bir talimatının olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, yapacağı halk buluşmasında yaşanan olayları detaylı bir şekilde paylaşacağını aktardı. (DHA)
Kaynak: DHA
En Çok Okunan Haberler