MİT Başkanı Kalın: Terörsüz Türkiye hedefiyle önemli bir stratejik kazanım elde edilecek
MİT Başkanı Kalın: Terörsüz Türkiye hedefiyle önemli bir stratejik kazanım elde edilecek
MİT Başkanı Kalın: Terörsüz Türkiye hedefiyle önemli bir stratejik kazanım elde edilecek
Haber Giriş Tarihi: 17.02.2026 16:45
Haber Güncellenme Tarihi: 17.02.2026 16:45
Kaynak:
DHA
ANKARA, (DHA)- MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, "Terör kamburundan kurtulma yolunda mesafe kateden ülkemiz Terörsüz Türkiye hedefiyle; yalnızca bir güvenlik başarısı değil küresel belirsizlikler çağında devletimizin kendi kaderini tayin etmesi ve bölgesel istikrar sağlanması konusunda önemli bir stratejik kazanım da elde etmiş olacaktır" dedi.
MİT, 2025 yılına ilişkin faaliyet raporunu yayımladı. 16 sayfalık raporun, 'Kamu İdarelerince Hazırlanacak Stratejik Planlar ve Performans Programları ile Faaliyet Raporlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik’in 'Gizlilik gerektiren bilgiler' başlıklı 35'inci maddesi çerçevesinde hazırlandığı belirtildi. Raporda, MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın sunuş yazısına yer verildi. Kalın, "Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı; 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’nda düzenlenen görev ve yetkiler çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığına, bağımsızlığına, bütünlüğüne, güvenliğine, anayasal düzenine ve milli gücünü meydana getiren bütün unsurlarına karşı içten ve dıştan yöneltilen mevcut ve muhtemel tehditlerin bertaraf edilmesine yönelik görev ve faaliyetlerini kararlılıkla yerine getirmeye devam etmektedir. Savaş ve çatışmaların gölgesinde geçen 2025 yılı; küresel norm ve değerlerin zedelendiği, mevcut uluslararası düzenin krizleri çözmede yetersiz kaldığı, stratejik dengelerin yeniden tanımlandığı, jeoekonomik dengelerin hızla değiştiği ve teknolojik gelişmelerin beraberinde getirdiği risklerin katlanarak arttığı bir yıl olmuştur. Bu süreçte, geleneksel güvenlik tehditleri giderek hibrit karakter kazanmış, belirsizlik ve kaosun etkisi tüm dünyada hissedilir hale gelmiştir. Gazze'de yılın ortasında ara bulucu ülkelerin desteğiyle 60 günlük geçici ateşkes sağlansa da kalıcı barışın tesis edilememesi nedeniyle bölgedeki insani yıkım derinleşmiş, İsrail'in Lübnan, Suriye, Yemen, İran'ı da hedef alacak şekilde saldırılarını genişletmesi Orta Doğu denklemini kırılgan tutmaya devam etmiştir. Eş zamanlı olarak Rusya-Ukrayna savaşı, Batı’nın askeri desteği ile Rusya’nın endüstriyel yıpratma stratejisi arasında bir kilitlenme noktasına ulaşmış; taraflar masada toprak tavizi ve güvenlik garantileri arasında sıkışırken, savaşın dinamikleri, nükleer restleşmeler ve otonom silah sistemlerinin hakimiyetine evrilmiştir. Ekonomik ve jeopolitik düzlemde ise ABD-Çin rekabeti; ABD’nin uyguladığı agresif gümrük tarifeleri ve teknolojik hamlelerle ‘yeni soğuk savaş’ karakterini pekiştirmiştir. Ticaret savaşları küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirirken, rekabetin yansımaları Afrika kıtasında doğrudan hissedilmiştir. Darbe girişimleri ve iç çatışmalar nedeniyle siyasi istikrarsızlıkla mücadele eden Afrika Kıtası, küresel güçlerin hem hammadde hem de nüfuz alanı için yarıştığı en önemli jeopolitik satranç tahtalarından biri olma özelliğini 2025’te de sürdürmüştür" dedi.
İbrahim Kalın, Türkiye'nin 2025 yılında hem dış politikada hem iç güvenlikte stratejik bir 'denge ve tahkimat' dönemi yaşadığını vurgulayarak, "Gazze ve Ukrayna gibi bölgesel krizlerde üstlendiği etkin ara buluculuk rolüyle diplomatik kapasitesini bir kez daha kanıtlayan ülkemiz, ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunun en kritik iç güvenlik ve toplumsal barış hedefiyle olan Terörsüz Türkiye sürecini derinleştirmiştir. 2025’in ilk çeyreğinde atılan önemli adımlar ve somut silah bırakma çağrılarıyla ivme kazanan Terörsüz Türkiye; Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarının da katkısıyla toplumsal bir mutabakata doğru ilerlemektedir. Terör kamburundan kurtulma yolunda mesafe kateden ülkemiz Terörsüz Türkiye hedefiyle; yalnızca bir güvenlik başarısı değil küresel belirsizlikler çağında devletimizin kendi kaderini tayin etmesi ve bölgesel istikrar sağlanması konusunda önemli bir stratejik kazanım da elde etmiş olacaktır" açıklamasında bulundu.
‘TEŞKİLAT, BİRÇOK DOST SERVİS İLE İŞ BİRLİĞİNİ GELİŞTİRMEYİ SÜRDÜRMÜŞTÜR’
Kalın, MİT'in faaliyetlerinde değinerek, "Ülkemizin ve milletimizin güvenliği ve huzuru için ‘Vatan İçin Her An Her Yerde’ şiarıyla çalışan Teşkilatımız; 2025 yılı boyunca yasal yetkileri ve sorumlulukları çerçevesinde, çatışma bölgeleri başta olmak üzere milli güvenliğimizi ilgilendiren her alanda ülkemizin stratejik çıkarlarını gözeterek kritik görevler yerine getirmiş, istihbarat diplomasisini aktif şekilde kullanarak dış istihbaratta etkinliğini artırmış, farklı terör örgütleri ile mücadelesini eş zamanlı sürdürmüş, ülkemizi hedef alan casusluk girişimlerini deşifre ederek akamete uğratmıştır. Dış istihbarat yaklaşımını; Devletimizin dış politika hassasiyetlerine ve stratejisine uygun olarak şekillendiren MİT Başkanlığımız; proaktif ve öncü bir ruhla hareket ederek hem sahada hem de masada faaliyet alanını genişletmeye ve stratejik karar alma süreçlerindeki rolünü ileri seviyeye taşımaya devam etmektedir. Dış istihbaratta, gönül coğrafyamız başta olma üzere dünyanın her bölgesine ulaşmak amacıyla vizyonunu genişleten Teşkilat; Orta Asya, Balkanlar, Orta Doğu ve Afrika ülkelerinin servisleri başta olmak üzere birçok dost servis ile terörle mücadele, eğitim, teknik destek ve istihbarat paylaşımı gibi konularda iş birliğini geliştirmeyi de sürdürmüştür" değerlendirmesinde bulundu.
'MİT, SURİYE'YE BÜTÜNCÜL BİR BAKIŞ AÇISIYLA YAKLAŞMIŞTIR'
Ayrıca Suriye'deki gelişmelere değinen İbrahim Kalın, "Suriye krizinin başlangıcından çözümüne kadarki süreçte aktif rol alan MİT, 8 Aralık Devrimi’nin üzerinden geçen bir yılı aşkın sürede Suriye’ye bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşmıştır. Öte yandan yeni bir devlet inşası sürecinde, Suriye’de ülkemiz aleyhine oluşabilecek yeni tehdit unsurları karşısında ön alıcı adımlar atılarak sınır bölgemizde milli güvenliğimize karşı yeni tehditlerin oluşmasının önüne geçilmiştir. Orta Doğu’nun güvenlik mimarisini derinden etkileyen ve büyük bir insanlık dramına dönüşen Gazze’deki savaşın sonlandırılması adına kalıcı ateşkes, insani yardım, esir takası, Filistin İç Uzlaşısı ve İki Devletli Çözüm konularında ise Teşkilat olarak ilgili tüm aktörlerle yoğun bir istihbarat diplomasisi yürütülmüştür. Ateşkes müzakerelerinde yaşanan sorunların aşılmasında tüm taraflar arasında bir köprü görevi üstlenerek, müspet neticelere ulaşılmasına somut katkı sağlamıştır. Ülkemiz ve bölge için güvenlik başta olmak üzere siyasi, ekonomik ve toplumsal boyutta ciddi kazanımlar sunacak olan 'Terörsüz Türkiye' sürecinde doğrudan görev üstlenen Teşkilatımız; yürütülen çalışmalarda tüm olası senaryoları hassasiyetle irdelemiş ve teyakkuzu elden bırakmadan adımlarını atmıştır" ifadelerine yer verdi.
‘MİT, AJAN AĞLARININ DEŞİFRE EDİLMESİNİ SAĞLAMIŞTIR’
Kalın, "Yurt dışından ülkemiz aleyhinde dezenformasyon faaliyetlerini sürdüren ve ülkemiz topraklarında aktif faaliyet yürütemeyen FETÖ ile mücadelede MİT; örgütün yurt dışında faaliyet alanlarını genişletme girişimlerini engellerken ülkemizde bulunan örgüt üyelerinin güvenlik güçleriyle koordineli şekilde yakalatılmasını sağlamıştır. Radikal örgütlerle mücadelede; DEAŞ başta olmak üzere radikal örgüt mensuplarının tespitine yönelik hassas çalışmalar yürüten Teşkilat, yurt içi ve yurt dışında birçok örgüt mensubunun yakalatılmasını sağlamış, söz konusu terör tehdidiyle doğrudan mücadele eden Afrika ülkeleri başta olmak üzere pek çok ülkeyle müşterek çalışmalar yürüterek radikal örgütlerin eylem arayışlarına karşı operasyonel faaliyetlere destek vermiştir. Hasım ülkelerin istihbarat servisleri, söz konusu servislerle ilişkili uluslararası organizasyonlar ve taşeron kurum/kuruluşlarca ülkemiz aleyhinde yürütülen istihbarat çalışmalarının tespitine yönelik çalışan Teşkilatımız, 2025 yılında da casusluk faaliyetlerinin akamete uğratılmasını ve ajan ağlarının deşifre edilmesini sağlamıştır. Yürütülen bütün çalışmalarımızda teknik istihbarat kabiliyetimiz elimizi güçlendirmekte, istihbarat ekosistemimize hız ve derinlik katmaktadır. Büyük veri analizi, yapay zeka uygulamaları, görüntü istihbaratı, sinyal istihbaratı, uydu istihbaratı ve siber istihbarat alanlarında kaydettiğimiz her aşama MİT Başkanlığını rekabet ettiği emsal istihbarat servisleri arasında da farklı bir noktaya taşımaktadır" dedi.
‘ÜZERİMİZE DÜŞEN GÖREVLERİ YERİNE GETİRMEYE KARARLIYIZ’
MİT Başkanı Kalın, 2025 Yılı Faaliyet Raporu’nun ilgili mevzuat çerçevesinde, kamuda şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkelerine uygun bir yaklaşımla hazırlanmış olup, kaynakların Teşkilatın üstlendiği kritik görevlerde etkin ve verimli şekilde kullanıldığını açıkça ortaya koyduğunu ifade ederek, "Küresel siyasetin fay hatlarında yaşanan şiddetli kırılmalarla dünya gündemini sarsan olaylara sahne olan 2026 yılının ilk günleri de önümüzdeki dönemin jeopolitik açıdan son derece belirsizliklerle dolu olacağına işaret etmektedir. Bu şartlar altında ülkemizin; çeşitli tehditlerle eş zamanlı mücadele etmek, güvenlik ve dış politikasında çok boyutlu bir strateji izlemek durumunda olduğu bilinciyle üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye kararlıyız. Mevcut tehditlerin dışına çıkıp onları kuşatacak bir zihin ve idrak geliştirildiğinde hasım ve rakiplerimizden bir adım öne geçtiğimiz gerçeğiyle, yeni anlayışlar geliştirme ve tehditler karşısında stratejik bir bakış açısıyla devletimizin hazırlık düzeyini artırma gayretimizi sürdüreceğiz. Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı’nın, geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de milli çıkarlarımızı koruyarak bir adım daha ileri taşıyacağına olan inancım tamdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı, istiklali, milletimizin huzur ve güveni için 99 yıldır köklü bir gelenek ile omuz omuza ilerlediğimiz bu yolda büyük bir özveriyle çalışan Teşkilatımızın fedakar ve cefakar mensuplarının gösterdiği büyük çabalarla gurur duyduğumu belirterek tüm meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu kutsal görevi yerine getirirken, vatan uğruna en yüksek bedeli ödemeyi göze alarak şehit düşen kahramanlarımızı, rahmet, minnet ve şükranla anıyor; onların aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum" açıklamasında bulundu. (DHA)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MİT Başkanı Kalın: Terörsüz Türkiye hedefiyle önemli bir stratejik kazanım elde edilecek
MİT Başkanı Kalın: Terörsüz Türkiye hedefiyle önemli bir stratejik kazanım elde edilecek
ANKARA, (DHA)- MİLLİ İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, "Terör kamburundan kurtulma yolunda mesafe kateden ülkemiz Terörsüz Türkiye hedefiyle; yalnızca bir güvenlik başarısı değil küresel belirsizlikler çağında devletimizin kendi kaderini tayin etmesi ve bölgesel istikrar sağlanması konusunda önemli bir stratejik kazanım da elde etmiş olacaktır" dedi.
MİT, 2025 yılına ilişkin faaliyet raporunu yayımladı. 16 sayfalık raporun, 'Kamu İdarelerince Hazırlanacak Stratejik Planlar ve Performans Programları ile Faaliyet Raporlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik’in 'Gizlilik gerektiren bilgiler' başlıklı 35'inci maddesi çerçevesinde hazırlandığı belirtildi. Raporda, MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın sunuş yazısına yer verildi. Kalın, "Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı; 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’nda düzenlenen görev ve yetkiler çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığına, bağımsızlığına, bütünlüğüne, güvenliğine, anayasal düzenine ve milli gücünü meydana getiren bütün unsurlarına karşı içten ve dıştan yöneltilen mevcut ve muhtemel tehditlerin bertaraf edilmesine yönelik görev ve faaliyetlerini kararlılıkla yerine getirmeye devam etmektedir. Savaş ve çatışmaların gölgesinde geçen 2025 yılı; küresel norm ve değerlerin zedelendiği, mevcut uluslararası düzenin krizleri çözmede yetersiz kaldığı, stratejik dengelerin yeniden tanımlandığı, jeoekonomik dengelerin hızla değiştiği ve teknolojik gelişmelerin beraberinde getirdiği risklerin katlanarak arttığı bir yıl olmuştur. Bu süreçte, geleneksel güvenlik tehditleri giderek hibrit karakter kazanmış, belirsizlik ve kaosun etkisi tüm dünyada hissedilir hale gelmiştir. Gazze'de yılın ortasında ara bulucu ülkelerin desteğiyle 60 günlük geçici ateşkes sağlansa da kalıcı barışın tesis edilememesi nedeniyle bölgedeki insani yıkım derinleşmiş, İsrail'in Lübnan, Suriye, Yemen, İran'ı da hedef alacak şekilde saldırılarını genişletmesi Orta Doğu denklemini kırılgan tutmaya devam etmiştir. Eş zamanlı olarak Rusya-Ukrayna savaşı, Batı’nın askeri desteği ile Rusya’nın endüstriyel yıpratma stratejisi arasında bir kilitlenme noktasına ulaşmış; taraflar masada toprak tavizi ve güvenlik garantileri arasında sıkışırken, savaşın dinamikleri, nükleer restleşmeler ve otonom silah sistemlerinin hakimiyetine evrilmiştir. Ekonomik ve jeopolitik düzlemde ise ABD-Çin rekabeti; ABD’nin uyguladığı agresif gümrük tarifeleri ve teknolojik hamlelerle ‘yeni soğuk savaş’ karakterini pekiştirmiştir. Ticaret savaşları küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirirken, rekabetin yansımaları Afrika kıtasında doğrudan hissedilmiştir. Darbe girişimleri ve iç çatışmalar nedeniyle siyasi istikrarsızlıkla mücadele eden Afrika Kıtası, küresel güçlerin hem hammadde hem de nüfuz alanı için yarıştığı en önemli jeopolitik satranç tahtalarından biri olma özelliğini 2025’te de sürdürmüştür" dedi.
'ÜLKEMİZ, TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNİ DERİNLEŞTİRMİŞTİR'
İbrahim Kalın, Türkiye'nin 2025 yılında hem dış politikada hem iç güvenlikte stratejik bir 'denge ve tahkimat' dönemi yaşadığını vurgulayarak, "Gazze ve Ukrayna gibi bölgesel krizlerde üstlendiği etkin ara buluculuk rolüyle diplomatik kapasitesini bir kez daha kanıtlayan ülkemiz, ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunun en kritik iç güvenlik ve toplumsal barış hedefiyle olan Terörsüz Türkiye sürecini derinleştirmiştir. 2025’in ilk çeyreğinde atılan önemli adımlar ve somut silah bırakma çağrılarıyla ivme kazanan Terörsüz Türkiye; Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarının da katkısıyla toplumsal bir mutabakata doğru ilerlemektedir. Terör kamburundan kurtulma yolunda mesafe kateden ülkemiz Terörsüz Türkiye hedefiyle; yalnızca bir güvenlik başarısı değil küresel belirsizlikler çağında devletimizin kendi kaderini tayin etmesi ve bölgesel istikrar sağlanması konusunda önemli bir stratejik kazanım da elde etmiş olacaktır" açıklamasında bulundu.
‘TEŞKİLAT, BİRÇOK DOST SERVİS İLE İŞ BİRLİĞİNİ GELİŞTİRMEYİ SÜRDÜRMÜŞTÜR’
Kalın, MİT'in faaliyetlerinde değinerek, "Ülkemizin ve milletimizin güvenliği ve huzuru için ‘Vatan İçin Her An Her Yerde’ şiarıyla çalışan Teşkilatımız; 2025 yılı boyunca yasal yetkileri ve sorumlulukları çerçevesinde, çatışma bölgeleri başta olmak üzere milli güvenliğimizi ilgilendiren her alanda ülkemizin stratejik çıkarlarını gözeterek kritik görevler yerine getirmiş, istihbarat diplomasisini aktif şekilde kullanarak dış istihbaratta etkinliğini artırmış, farklı terör örgütleri ile mücadelesini eş zamanlı sürdürmüş, ülkemizi hedef alan casusluk girişimlerini deşifre ederek akamete uğratmıştır. Dış istihbarat yaklaşımını; Devletimizin dış politika hassasiyetlerine ve stratejisine uygun olarak şekillendiren MİT Başkanlığımız; proaktif ve öncü bir ruhla hareket ederek hem sahada hem de masada faaliyet alanını genişletmeye ve stratejik karar alma süreçlerindeki rolünü ileri seviyeye taşımaya devam etmektedir. Dış istihbaratta, gönül coğrafyamız başta olma üzere dünyanın her bölgesine ulaşmak amacıyla vizyonunu genişleten Teşkilat; Orta Asya, Balkanlar, Orta Doğu ve Afrika ülkelerinin servisleri başta olmak üzere birçok dost servis ile terörle mücadele, eğitim, teknik destek ve istihbarat paylaşımı gibi konularda iş birliğini geliştirmeyi de sürdürmüştür" değerlendirmesinde bulundu.
'MİT, SURİYE'YE BÜTÜNCÜL BİR BAKIŞ AÇISIYLA YAKLAŞMIŞTIR'
Ayrıca Suriye'deki gelişmelere değinen İbrahim Kalın, "Suriye krizinin başlangıcından çözümüne kadarki süreçte aktif rol alan MİT, 8 Aralık Devrimi’nin üzerinden geçen bir yılı aşkın sürede Suriye’ye bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşmıştır. Öte yandan yeni bir devlet inşası sürecinde, Suriye’de ülkemiz aleyhine oluşabilecek yeni tehdit unsurları karşısında ön alıcı adımlar atılarak sınır bölgemizde milli güvenliğimize karşı yeni tehditlerin oluşmasının önüne geçilmiştir. Orta Doğu’nun güvenlik mimarisini derinden etkileyen ve büyük bir insanlık dramına dönüşen Gazze’deki savaşın sonlandırılması adına kalıcı ateşkes, insani yardım, esir takası, Filistin İç Uzlaşısı ve İki Devletli Çözüm konularında ise Teşkilat olarak ilgili tüm aktörlerle yoğun bir istihbarat diplomasisi yürütülmüştür. Ateşkes müzakerelerinde yaşanan sorunların aşılmasında tüm taraflar arasında bir köprü görevi üstlenerek, müspet neticelere ulaşılmasına somut katkı sağlamıştır. Ülkemiz ve bölge için güvenlik başta olmak üzere siyasi, ekonomik ve toplumsal boyutta ciddi kazanımlar sunacak olan 'Terörsüz Türkiye' sürecinde doğrudan görev üstlenen Teşkilatımız; yürütülen çalışmalarda tüm olası senaryoları hassasiyetle irdelemiş ve teyakkuzu elden bırakmadan adımlarını atmıştır" ifadelerine yer verdi.
‘MİT, AJAN AĞLARININ DEŞİFRE EDİLMESİNİ SAĞLAMIŞTIR’
Kalın, "Yurt dışından ülkemiz aleyhinde dezenformasyon faaliyetlerini sürdüren ve ülkemiz topraklarında aktif faaliyet yürütemeyen FETÖ ile mücadelede MİT; örgütün yurt dışında faaliyet alanlarını genişletme girişimlerini engellerken ülkemizde bulunan örgüt üyelerinin güvenlik güçleriyle koordineli şekilde yakalatılmasını sağlamıştır. Radikal örgütlerle mücadelede; DEAŞ başta olmak üzere radikal örgüt mensuplarının tespitine yönelik hassas çalışmalar yürüten Teşkilat, yurt içi ve yurt dışında birçok örgüt mensubunun yakalatılmasını sağlamış, söz konusu terör tehdidiyle doğrudan mücadele eden Afrika ülkeleri başta olmak üzere pek çok ülkeyle müşterek çalışmalar yürüterek radikal örgütlerin eylem arayışlarına karşı operasyonel faaliyetlere destek vermiştir. Hasım ülkelerin istihbarat servisleri, söz konusu servislerle ilişkili uluslararası organizasyonlar ve taşeron kurum/kuruluşlarca ülkemiz aleyhinde yürütülen istihbarat çalışmalarının tespitine yönelik çalışan Teşkilatımız, 2025 yılında da casusluk faaliyetlerinin akamete uğratılmasını ve ajan ağlarının deşifre edilmesini sağlamıştır. Yürütülen bütün çalışmalarımızda teknik istihbarat kabiliyetimiz elimizi güçlendirmekte, istihbarat ekosistemimize hız ve derinlik katmaktadır. Büyük veri analizi, yapay zeka uygulamaları, görüntü istihbaratı, sinyal istihbaratı, uydu istihbaratı ve siber istihbarat alanlarında kaydettiğimiz her aşama MİT Başkanlığını rekabet ettiği emsal istihbarat servisleri arasında da farklı bir noktaya taşımaktadır" dedi.
‘ÜZERİMİZE DÜŞEN GÖREVLERİ YERİNE GETİRMEYE KARARLIYIZ’
MİT Başkanı Kalın, 2025 Yılı Faaliyet Raporu’nun ilgili mevzuat çerçevesinde, kamuda şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkelerine uygun bir yaklaşımla hazırlanmış olup, kaynakların Teşkilatın üstlendiği kritik görevlerde etkin ve verimli şekilde kullanıldığını açıkça ortaya koyduğunu ifade ederek, "Küresel siyasetin fay hatlarında yaşanan şiddetli kırılmalarla dünya gündemini sarsan olaylara sahne olan 2026 yılının ilk günleri de önümüzdeki dönemin jeopolitik açıdan son derece belirsizliklerle dolu olacağına işaret etmektedir. Bu şartlar altında ülkemizin; çeşitli tehditlerle eş zamanlı mücadele etmek, güvenlik ve dış politikasında çok boyutlu bir strateji izlemek durumunda olduğu bilinciyle üzerimize düşen görevleri yerine getirmeye kararlıyız. Mevcut tehditlerin dışına çıkıp onları kuşatacak bir zihin ve idrak geliştirildiğinde hasım ve rakiplerimizden bir adım öne geçtiğimiz gerçeğiyle, yeni anlayışlar geliştirme ve tehditler karşısında stratejik bir bakış açısıyla devletimizin hazırlık düzeyini artırma gayretimizi sürdüreceğiz. Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı’nın, geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de milli çıkarlarımızı koruyarak bir adım daha ileri taşıyacağına olan inancım tamdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığı, istiklali, milletimizin huzur ve güveni için 99 yıldır köklü bir gelenek ile omuz omuza ilerlediğimiz bu yolda büyük bir özveriyle çalışan Teşkilatımızın fedakar ve cefakar mensuplarının gösterdiği büyük çabalarla gurur duyduğumu belirterek tüm meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. Bu kutsal görevi yerine getirirken, vatan uğruna en yüksek bedeli ödemeyi göze alarak şehit düşen kahramanlarımızı, rahmet, minnet ve şükranla anıyor; onların aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum" açıklamasında bulundu. (DHA)
Kaynak: DHA
En Çok Okunan Haberler